Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat Hakkı ve Fesih Süreci

Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat

İş Hukuku, işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenlerken, bazı özel durumlara yönelik işçiyi koruyucu hükümler de içermektedir. Bu özel durumlardan biri de kadın işçinin evlenmesi halidir. 4857 sayılı İş Kanunu, evlenen kadın işçiye belirli koşullar altında kıdem tazminatını alarak iş sözleşmesini sonlandırma hakkı tanımıştır. Bu hak, evliliğin getirdiği yeni sorumluluklar ve aile birliğinin düzenlenmesi amacıyla yasal güvence altına alınmıştır. Ancak, “Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat” hakkının kullanılabilmesi için hem süre hem de usul açısından dikkat edilmesi gereken kritik detaylar bulunmaktadır.

Bu makalede, kadın işçinin evlilik nedeniyle fesih hakkının şartlarını, bu hakkın ne zaman doğduğunu, Yargıtay’ın konuya bakış açısını ve bu süreçte işçinin hangi haklara sahip olduğunu detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Evlilik Nedeniyle Fesih Hakkının Temel Şartı Evliliğin Çalışma Sırasında Gerçekleşmesi

Kadın işçinin evlilik nedeniyle fesih hakkından yararlanabilmesi için en temel koşul, iş sözleşmesinin devam ettiği sırada evlenmiş olmasıdır. Kanun, bu hakkı mevcut bir çalışma ilişkisi devam ederken medeni durumunda değişiklik olan işçiye tanımıştır. Dolayısıyla, işe girdiği anda zaten evli olan bir kadın işçinin, evliliği izleyen bir yıl içinde bu gerekçeyle haklı fesih imkânı bulunmamaktadır. Bu hak, evliliğin bizzat çalışma hayatına olası etkileri nedeniyle düzenlenmiştir.

Bununla birlikte, Yargıtay uygulamaları önemli bir detayı açıklığa kavuşturmuştur. Çalıştığı sırada önceki eşinden boşanan ve daha sonra yeniden evlenen bir kadın işçi, bu yeni evliliği nedeniyle de kanunun tanıdığı haktan yararlanabilir. Bu durumda olan işçi, ikinci evliliğin tarihinden itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde feshedebilir.

Fesih Hakkının Başlangıç Zamanı ve Süresi

Kanun, kadın işçinin evlilik sebebiyle fesih hakkının ne zaman başlayacağını açıkça belirtmiştir. Bu hak, evlilik tarihinden itibaren başlar. Bu nedenle, resmi nikah tarihi fesih hakkının başlangıç noktası olarak kabul edilir. Kadın işçinin evlilik öncesinde, örneğin evlilik hazırlıkları yaptığı bir dönemde, bu hakkını kullanması yasal olarak olanaksızdır. Fesih beyanının mutlaka evlilik gerçekleştikten sonra yapılması gerekir.

Bu noktada, evlilik öncesi çeşitli işlemlerin (nikah tarihi alma, resmi dairelerdeki işler vb.) yapılması durumu, işçinin işe devamsızlığı noktasında geçerli bir mazeret oluşturup oluşturmayacağı ise her somut olayın kendi koşulları yönünden ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Fesih hakkı için kritik olan süre ise, evlilik tarihinden itibaren işleyen bir yıllık hak düşürücü süredir.

Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat Hakkını Doğurur

Kadın işçinin, yasanın kendisine tanıdığı evlilik nedeniyle fesih hakkını kullanması halinde, kıdem tazminatı talep etme hakkı doğacaktır. Bu durum, İş Kanunu’nda sayılan haklı fesih nedenlerinden biri olarak kabul edilir. İşçinin bu hakkı kullanması için işverenin onayına veya feshin işveren tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. Kadın işçinin, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde bu yöndeki iradesini işverene yazılı olarak bildirmesi yeterlidir. Bu bildirimle birlikte iş sözleşmesi sona erer ve işveren için kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

Fesih Bildiriminin İçeriği ve Yargıtay’ın Yorumu

Fesih hakkının kullanımı sırasında, istifa dilekçesinde belirtilen gerekçe büyük önem taşır. “Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat” hakkından faydalanmak için dilekçede feshin nedeninin açıkça “evlilik” olduğunun belirtilmesi en sağlıklı yoldur. Ancak, Yargıtay’ın bu konudaki uygulamaları, bazı durumlarda işçi lehine esneklik gösterebilmektedir.

Yüksek Mahkeme, işçinin istifa dilekçesinde “özel nedenler” veya “ailevi nedenler” gibi genel gerekçeler göstermesini, eğer bu istifa evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılmışsa, evlilik sebebiyle sonlandırma olarak yorumlayabilmektedir. Bu durum, işçinin hak kaybı yaşamasını önlemeye yöneliktir. Fakat bu yorumun da bir sınırı vardır. Yargıtay, istifadan tam 4 yıl sonra açılan bir davada, işçinin “evlilik nedeniyle fesih” iddialarını, aradan geçen uzun süre nedeniyle geçerli saymamıştır. Zamanında hareket etmek bu nedenle çok önemlidir.

Evlilik Nedeniyle Fesih Sonrası Yeniden Çalışma Hakkı

Uygulamada en çok kafa karıştıran konulardan biri de evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçinin, kısa bir süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlayıp başlayamayacağıdır. Yargıtay’a göre, kadın işçinin evlilik nedenine bağlı feshinin ardından kısa bir süre sonra yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkmış olabilir. Hatta, kadın işçi evlilik nedenine dayalı feshin ardından ara vermeksizin başka bir işyerinde çalışmaya dahi başlayabilir.

Yargıtay, bu durumu hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirmemektedir. Aksine, bu durumun evliliğin kadına yüklediği (örneğin, eşinin yanına taşınma veya evliliğin getirdiği yeni düzene uyum sağlama gibi) görevlerin yerine getirilmesi noktasında daha olumlu sonuçlar doğurabileceği kabul edilmektedir. Yargıtay’a göre, evlilik sebebiyle iş sözleşmesini fesheden kadın işçinin daha sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, en temel haklardan olan Anayasal çalışma hakkı kapsamı ve güvencesindedir. Bu durum, “Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat” hakkını ortadan kaldırmaz.

Fesih Hakkı İhbar Süresi Gerektirir Mi?

Kadın işçinin evlilik sebebiyle iş sözleşmesini sonlandırma hakkının, doğası gereği derhal sonlandırma imkânı tanıdığı kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla, işçinin bu hakkını kullanırken işverene ihbar öneli (halk arasında bilinen adıyla ihbar süresi) tanıması gerekmemektedir. İşçi, fesih dilekçesini verdiği anda iş sözleşmesi sona ermiş sayılır ve ihbar süresi kadar çalışmak zorunda değildir. İşveren de işçiden ihbar tazminatı talep edemez.

Fesih Hakkının Bir İstisnası: Eğitim Giderleri ve Taahhütnameler

Her ne kadar evlilik nedeniyle fesih, işçiye kıdem tazminatını alarak derhal ayrılma hakkı verse de, iş sözleşmesinde yer alan bazı özel taahhütler konusunda dikkatli olmak gerekir. Yargıtay uygulamasında, eğer işçiye işveren tarafından bir eğitim verilmişse ve bu eğitim karşılığında işçiden belli bir süre çalışma taahhüdü alınmışsa (bu durum genellikle bir “eğitim gideri sözleşmesi” veya “taahhütname” ile belirlenir), durum farklılaşabilir.

İşçi, evlilik sebebiyle fesih hakkını kullanarak taahhüt ettiği bu çalışma süresine uymamışsa, Yargıtay, işverenin işçiye verdiği eğitimin masraflarını işçiden talep edebileceğini kabul etmektedir. Bu durum, işçinin kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz, ancak işçinin işverene bir eğitim masrafı borcu doğmasına neden olabilir.

Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat Hakkı Sonuç

“Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat” hakkı, kadın işçilerin evlilik birliğini kurarken iş hayatlarını yeniden düzenlemelerine olanak tanıyan önemli bir yasal güvencedir. Ancak bu haktan tam olarak yararlanabilmek için, feshin evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde yapılması, evliliğin iş sözleşmesi devam ederken gerçekleşmiş olması ve fesih iradesinin işverene net bir şekilde bildirilmesi gerekmektedir. Eğitim masrafları gibi özel sözleşme hükümleri ise bu süreçte dikkat edilmesi gereken istisnalardır. Hak kaybı yaşamamak ve yasal süreci doğru yönetmek adına, fesih bildiriminde bulunmadan önce bir uzmana danışmak hayati önem taşımaktadır. Bu gibi durumlarda alanında uzman bir İş Hukuku Avukatı İstanbul bölgesinde size en doğru hukuki desteği sağlayacaktır.

İş sözleşmesinin feshine ilişkin süreçler, Yargıtay kararlarıyla sürekli şekillenen teknik detaylar içermektedir. Kıdem tazminatınızın tam ve eksiksiz ödenmesi, ihbar süresi veya eğitim gideri gibi konularda problem yaşamamak için profesyonel bir İş Hukuku Avukatı İstanbul ile çalışmak, haklarınızı en üst düzeyde korumanızı temin edecektir.

Kadın İşçinin Evlenmesi Tazminat Hakkı Sık Sorulan Sorular

İşe girmeden bir ay önce evlendim. İşyerinde 1 yılım dolmadan evliliği gerekçe gösterip ayrılabilir miyim?

Hayır. Kanun bu hakkı, iş sözleşmesi devam ederken evlenen kadın işçilere tanımıştır. İşe başladığınızda zaten evli olduğunuz için bu haktan yararlanamazsınız.

Evlilik nedeniyle ayrıldıktan 2 hafta sonra başka bir işyerinde çalışmaya başladım. Aldığım tazminatı iade etmem gerekir mi?

Hayır. Yargıtay, evlilik nedeniyle işten ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışmanın Anayasal çalışma hakkı olduğunu ve bu durumun alınan kıdem tazminatını haksız hale getirmediğini kabul etmektedir.

Evlilik nedeniyle ayrılırken işverene ihbar süresi vermem gerekiyor mu?

Hayır. Bu hak, kadın işçiye derhal fesih hakkı tanır. Fesih bildiriminizi yaptığınız anda iş sözleşmeniz sona erer, ihbar süresi kadar çalışmanız gerekmez.

Dilekçeme “ailevi nedenlerle” istifa ediyorum yazdım. Evleneli 6 ay olmuştu. Tazminat alabilir miyim?

Yargıtay, evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde “ailevi” veya “özel” nedenlerle yapılan istifaları, somut olayın koşullarına göre evlilik nedeniyle yapılmış bir fesih olarak yorumlayabilmektedir. Ancak, hak kaybı yaşamamak için nedeni açıkça “evlilik” olarak belirtmek her zaman en güvenli yoldur.

Sözleşmemde 3 yıl çalışma şartı vardı, 1. yılımda evlendim ve ayrılmak istiyorum. Kıdem tazminatı alabilir miyim?

Evet, evlilik nedeniyle fesih hakkınızı kullanarak kıdem tazminatınızı alabilirsiniz. Ancak, eğer bu 3 yıllık çalışma şartı size verilen pahalı bir eğitim karşılığında imzalatılmışsa, işveren sizden kalan süreye ilişkin eğitim masraflarını veya bir cezai şartı (sözleşmeye göre) talep edebilir. Kıdem tazminatı hakkınız saklıdır, ancak size karşı bir alacak davası açılabilir.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

💬 WhatsApp
Vizyon Hukuk

👋 Merhaba! Size nasıl yardımcı olabiliriz?

WhatsApp üzerinden yazın