Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama

Türkiye’deki apartman ve sitelerde, günlük yaşamın sorunsuz bir şekilde devam etmesini sağlayan apartman görevlilerinin veya yaygın bilinen adıyla kapıcıların rolü hayati bir öneme sahiptir. Ancak bu önemli hizmet ilişkisinin hukuki boyutu, hem kat malikleri ve yöneticiler hem de kapıcılar tarafından sıklıkla göz ardı edilmektedir. Özellikle iş ilişkisi sona erdiğinde, Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama konusu, taraflar arasında en karmaşık ve en çekişmeli hukuki uyuşmazlıklardan birine dönüşebilmektedir.

Birçok yönetici, bu hesaplamayı kapıcının banka hesabına yatan net maaş üzerinden yapılan basit bir matematik işlemi zanneder. Oysa bu basit yaklaşım, kapıcı kıdem tazminatı hesaplama sürecinin Yargıtay içtihatlarıyla zorunlu kıldığı pek çok kritik detayı gözden kaçırır ve tarafları ciddi hukuki ve mali risklerle karşı karşıya bırakır. Kapıcıya tahsis edilen konutun kira bedeli, fatura ödemeleri, kapıcılara özel vergi istisnaları ve sorumluluğun kimde olduğu gibi konular, bu süreci standart bir işçi-işveren ilişkisinden çok daha karmaşık bir hale getirmektedir.

Bu makale, bir kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işleminin tüm hukuki ve teknik yönlerini, güncel Yargıtay kararları ışığında ve bir uzmanın bakış açısıyla aydınlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Amacımız, ister yıllarca verdiği emeğin karşılığını tam olarak almak isteyen bir apartman görevlisi, isterse hukuki bir risk almadan yükümlülüklerini yerine getirmek isteyen bir kat maliki veya yönetici olun, haklarınızı ve sorumluluklarınızı net bir şekilde ortaya koymaktır. Bu süreçteki bir hata, telafisi güç mali kayıplara yol açabilir.

Kapıcıların Hukuki Statüsü ve Yasal Dayanaklar

Kapıcı kıdem tazminatı hesaplama sürecine girmeden önce, kapıcıların hukuki statüsünün net bir şekilde anlaşılması gerekir. Apartman görevlileri, bir apartman yönetiminin “yardımcısı” veya “görevlisi” olmanın ötesinde, Türk hukuk sisteminde açıkça “işçi” olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle, kapıcılar temel olarak 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidirler. Bu kanun, onların çalışma koşullarını, ücret haklarını ve iş güvencesini teminat altına alır.   

Bununla birlikte, kapıcıların çalışma hayatının kendine özgü koşulları, ek yasal düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’na dayanılarak hazırlanan Konut Kapıcıları Yönetmeliği, kapıcıların görev tanımlarını, çalışma sürelerini, ara dinlenmelerini, hafta tatilleri ile yıllık ücretli izin haklarını ve kapıcı konutlarına ilişkin usul ve esasları özel olarak düzenler.   

Kapıcılarla ilgili hukuki uyuşmazlıkları karmaşık hale getiren asıl unsur ise, bu ilişkinin üçüncü bir yasal dayanağının daha olmasıdır: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK). Kapıcının işvereni, tek bir kişi veya şirket değil, apartmandaki tüm kat malikleridir. Bu nedenle, işverenin yükümlülükleri, örneğin kıdem tazminatının ödenmesi sorumluluğu, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20. maddesi gibi hükümler çerçevesinde kat maliklerine paylaştırılır.   

Dolayısıyla, bir kapıcı alacağı davası, İş Hukuku, Mülkiyet Hukuku ve Borçlar Hukuku’nun kesişim noktasında yer alır. Davanın kime karşı açılacağı , tazminattan kimin sorumlu olacağı  ve alacağın nasıl hesaplanacağı gibi konular, bu üç hukuk disiplininin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle, doğru bir kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemi, bu karmaşık yapıda uzmanlaşmış bir avukatlık desteği gerektirmektedir.   

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama İçin Hak Kazanma Şartları

Kıdem tazminatı, bir işçinin işyerine olan sadakatinin ve emeğinin bir karşılığı olarak ödenen yasal bir haktır. Ancak bu hak, otomatik bir hak değildir ve mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun halen yürürlükte olan 14. maddesinde belirtilen katı koşullara bağlıdır. Kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemine geçilebilmesi için öncelikle bu şartların sağlanmış olması gerekir.

En Az Bir Yıllık Çalışma Koşulu

Bir kapıcının kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için, her şeyden önce aynı apartman veya site yönetiminde (işveren) en az bir tam yıl (365 gün) süreyle çalışmış olması gerekmektedir. Bir yıllık kıdem şartı sağlanmadığı takdirde, iş sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersin, kıdem tazminatı hakkı doğmayacaktır.   

İş Sözleşmesinin Kıdem Tazminatına Hak Kazanacak Şekilde Sona Ermesi

Bir yıllık çalışma şartı sağlansa bile, en kritik koşul iş sözleşmesinin “nasıl” sona erdiğidir. Kapıcının kendi isteğiyle, herhangi bir gerekçe göstermeden istifa etmesi (haklı bir nedeni olmaksızın), kıdem tazminatı hakkını tamamen ortadan kaldırır. Tazminat hakkının doğması ve kapıcı kıdem tazminatı hesaplama aşamasına geçilmesi için aşağıdaki senaryolardan birinin gerçekleşmesi zorunludur.

İşveren Tarafından Haksız Fesih

Apartman yönetiminin (işveren), kapıcının iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 25. maddesinde sayılan “Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırı Haller” (örneğin hırsızlık, görevi kasten savsaklama, işverene hakaret vb.) dışında bir nedenle feshetmesi durumunda, kapıcının kıdem tazminatı hakkı doğar. Yönetimin, kapıcının performansından memnun olmaması veya “yeniden yapılanma” gibi geçerli nedenlerle yaptığı fesihler dahi, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.   

Kapıcının Haklı Nedenle Feshi

Hukuki olarak en çok üzerinde durulması gereken konu budur. Kapıcı, bazı durumlarda iş sözleşmesini kendisi feshetse (istifa etse) bile kıdem tazminatına hak kazanabilir. İş Kanunu’nun 24. maddesi, işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanıyan durumları düzenlemiştir. Bu durumların varlığı halinde, kapıcı işi bırakarak tazminatını talep edebilir. Kapıcılar için en yaygın haklı fesih nedenleri şunlardır:

  • Ücretin Zamanında veya Tam Ödenmemesi Apartman yönetiminin, kapıcının maaşını kanunda belirtilen süreler içinde veya sözleşmede anlaşılan tarihte düzenli olarak ödememesi veya sürekli geciktirmesi, kapıcı için haklı bir fesih nedenidir.   
  • Sigorta Primlerinin Eksik veya Düşük Ücretten Yatırılması Yargıtay kararlarında “ağır” bir haklı fesih nedeni olarak kabul edilen bu durumda, kapıcının SGK primlerinin hiç yatırılmaması, eksik gün bildirilmesi veya daha da önemlisi, gerçek “giydirilmiş brüt ücret” yerine asgari ücretten gösterilmesi, kapıcıya derhal işi bırakıp tazminatını isteme hakkı verir.   
  • Fazla Mesai veya Tatil Ücretlerinin Ödenmemesi Kapıcının yaptığı ve kanıtlayabildiği fazla mesai, hafta tatili veya ulusal bayram ve genel tatil günü çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin yönetim tarafından ödenmemesi, bir diğer haklı fesih nedenidir.   
  • Görev Tanımı Dışında İşler Yaptırılması Kapıcının iş sözleşmesinde veya Konut Kapıcıları Yönetmeliği’nde  tanımlanan görevleri dışında, örneğin yöneticinin veya kat maliklerinin şahsi işlerine (özel araç yıkama, pazar alışverişi, ev temizliği vb.) zorlanması durumunda, kapıcı iş akdini haklı nedenle feshedebilir.   

Bu tür bir fesih durumunda, feshin haklı bir nedene dayandığını (örneğin maaşın geç yattığını, sigortanın eksik ödendiğini) ispat yükü kapıcının üzerindedir. Bu noktada yapılacak bir usul hatası, kapıcı kıdem tazminatı hesaplama hakkını tamamen ortadan kaldırabilir, bu nedenle fesih öncesinde hukuki destek almak kritik önem taşır.

Emeklilik Askerlik veya Evlilik Sebebiyle Ayrılma

Kapıcının, emeklilik (yaşlılık, malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla) nedeniyle işten ayrılması, kıdem tazminatına hak kazanmasını sağlar. Aynı şekilde, 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim gününü dolduran kapıcılar da, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alacakları “kıdem tazminatı alabilir” yazısı ile işten ayrılarak tazminatlarını talep edebilirler.   

Bunun yanı sıra, muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılma  veya kadın kapıcının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini feshetmesi  durumlarında da kıdem tazminatı hakkı saklıdır.   

Kapıcının Vefatı Halinde Tazminat Hakkı

En az bir yıllık çalışma süresini doldurmuş olan kapıcının, görevi başında veya dışında herhangi bir nedenle vefat etmesi durumunda, kıdem tazminatı hakkı sona ermez. Bu durumda, kapıcının hak ettiği kıdem tazminatı tutarı, onun yasal mirasçılarına ödenir.   

Kapıcının ölüm nedeninin (hastalık, kaza, hatta intihar) kıdem tazminatı hakkı üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. Tek istisna, ölümün, işverene (apartman yönetimine) iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanı verecek nitelikte bir eylem sırasında (örneğin, apartmanda hırsızlık yaparken) meydana gelmesidir; bu durumda mirasçılar kıdem tazminatı talep edemez.   

Mirasçıların bu hakkı talep edebilmesi için önemli bir usul detayı bulunmaktadır. Kapıcının alacağı, mirasçılar arasında “iştirak halinde mülkiyet” (elbirliği mülkiyeti) esasına tabidir. Bu nedenle, tek bir mirasçının sadece kendi payına düşen kısmı talep etmesi veya bu amaçla dava açması mümkün değildir. Tüm yasal mirasçıların ya davayı birlikte açmaları ya da aralarından birine bu konuda yetki vermeleri (terekeye temsilci atanması) gerekmektedir.   

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplamasının Temeli Giydirilmiş Brüt Ücret

Kapıcı kıdem tazminatı hesaplama sürecindeki en teknik, en çok hata yapılan ve potansiyel müvekkiller için en fazla hak kaybına yol açan bölüm burasıdır. Apartman yöneticilerinin büyük çoğunluğu, tazminat hesabını kapıcının bankaya yatan net maaşı veya bordrodaki asgari ücret üzerinden yapar. Bu, Yargıtay içtihatlarına temelden aykırı ve hem kapıcıyı hem de kat maliklerini (farkında olmadan) riske atan büyük bir hatadır.

Kıdem tazminatı, işçinin aldığı son “Giydirilmiş Brüt Ücret” üzerinden hesaplanmak zorundadır. Giydirilmiş brüt ücret, kapıcının yasal brüt maaşına ek olarak, kendisine sağlanan ve para ile ölçülebilen, süreklilik arz eden tüm ayni (mal/hizmet) ve nakdi (para) menfaatlerin eklenmesiyle bulunan tutardır. Kapıcılar söz konusu olduğunda, bu ek menfaatler, çoğu zaman asıl maaştan bile daha yüksek bir tutara ulaşabilmektedir.   

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama Sürecinde Giydirilmiş Brüt Ücrete Neler Dahildir?

Giydirilmiş brüt ücretin doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için, kapıcıya sağlanan tüm menfaatlerin eksiksiz olarak listelenmesi gerekir. Yargıtay kararlarına göre bu hesaba katılması zorunlu olan başlıca kalemler şunlardır.   

Kapıcı Dairesi Emsal Kira Bedeli

Bu, giydirilmiş ücretin en önemli ve en yüksek tutarlı kalemidir. Kapıcıya, görevi gereği tahsis edilen ve kapıcının kira ödemediği konut (kapıcı dairesi), onun için para ile ölçülebilir net bir menfaattir.   

Geçmişte bu konunun Yargıtay kararlarında tartışmalı olduğuna veya bazı hatalı yorumların bulunduğuna rastlansa da (örneğin, konutun işin gereği zorunlu olarak verildiği ve menfaat sayılamayacağı yönündeki eski görüşler ), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (HGK) güncel ve yerleşik içtihatları  bu tartışmayı net bir şekilde sonlandırmıştır. Güncel Yargıtay kararlarına göre , kapıcı dairesinin emsal (rayiç) kira bedeli mutlaka tespit edilmeli ve bu bedel, tazminat hesabına esas brüt ücrete eklenmelidir. Emsal kira bedeli, o dairenin bulunduğu muhitte, benzer özelliklerdeki bir dairenin serbest piyasadaki aylık kira değeri olarak belirlenir.   

Yönetim Tarafından Ödenen Fatura Giderleri

Kapıcı dairesinin emsal kirasına ek olarak, eğer apartman yönetimi kapıcının elektrik, su ve yakıt (doğalgaz, kömür vb.) faturalarını da karşılıyorsa, bu giderler de kapıcıya sağlanan net bir menfaattir. Bu tutarlar da kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemine esas brüt ücrete dahil edilmelidir.   

Yargıtay uygulamasına göre bu tutar, genellikle iş akdinin feshedildiği tarihten geriye dönük son bir yıllık (12 aylık) toplam fatura tutarının ortalaması alınarak (12’ye bölünerek) bulunur ve aylık bir bedel olarak hesaba katılır.   

Düzenli Ayni ve Nakdi Yardımlar

Eğer kapıcıya iş sözleşmesi veya yönetim kurulu kararlarıyla düzenli olarak (her ay, üç ayda bir veya her yıl) yakacak yardımı, erzak yardımı, bayram harçlığı, eğitim yardımı veya çocuk zammı gibi ek ödemeler yapılıyorsa, bu ödemeler de “süreklilik arz eden” menfaat olarak kabul edilir. Bu yıllık veya dönemsel ödemelerin aylık ortalaması bulunarak giydirilmiş brüt ücrete eklenmesi gerekir.   

Somutlaştırmak gerekirse, kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemine esas giydirilmiş brüt ücretin unsurları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

KalemAçıklamaYasal Dayanak / Yargıtay Görüşü
Son Brüt MaaşKapıcının SGK’ya bildirilen veya bordroda yer alan yasal temel maaşı.4857 s. İş Kanunu
Emsal Kira BedeliKapıcıya bedelsiz tahsis edilen dairenin o muhitteki rayiç kira değeri.Yargıtay HGK Kararları 
Fatura GiderleriYönetim tarafından ödenen (veya karşılanan) elektrik, su, doğalgaz/yakıt bedeli.Yargıtay 9. HD Kararları 
Nakdi YardımlarSüreklilik arz eden (örn. yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye).Yargıtay Kararları 
Ayni YardımlarSüreklilik arz eden (örn. erzak paketi, kömür yardımı).Yargıtay Kararları 

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama ve Teknik Brütleştirme İşlemi

Giydirilmiş ücret hesaplamasının en teknik ve bir avukatın uzmanlığını gerektiren aşaması burasıdır. Kapıcıya sağlanan emsal kira bedeli (örneğin aylık 15.000 TL) ve fatura yardımları (örneğin aylık 2.000 TL), kapıcının eline geçen “net” menfaatlerdir. Oysa kıdem tazminatı, yasa gereği “brüt” ücret üzerinden hesaplanmak zorundadır.   

Bu nedenle, kapıcının elde ettiği bu net menfaatlerin, brüt tutara çevrilmesi, yani “brütleştirilmesi” gerekir. Normal bir işçi için bu brütleştirme işlemi, net menfaate hem o yılın gelir vergisi dilimini hem de SGK prim kesintilerini ekleyerek yapılır.

Ancak, kapıcılar için bu hesaplama daha da karmaşık ve farklıdır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin 6. bendi, kapıcılara ödenen ücretleri (ve ücret niteliğindeki menfaatleri) Gelir Vergisi’nden muaf tutmuştur. Bu özel muafiyet nedeniyle, kapıcıya sağlanan ayni menfaatlerin brütleştirme formülü, normal bir işçiden farklılaşır. Bu menfaatlerin gelir vergisi yönünden değil, sadece Sosyal Güvenlik Kurumu primleri yönünden brütleştirilmesi gerekip gerekmediği teknik bir hukuki ve mali tartışma konusudur. Bu hesabın yanlış yapılması, yani net kira bedelinin brüt maaşa doğrudan eklenmesi, hem kapıcı aleyhine ciddi bir hak kaybına hem de kat malikleri aleyhine (SGK’ya eksik prim bildirimi nedeniyle) idari para cezalarına yol açabilir. Bu, bir iş hukuku avukatının ve uzman bir bilirkişinin teknik desteğini zorunlu kılan bir alandır.   

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama Formülü ve Örnekler

Tüm bu unsurlar toplandıktan sonra bulunan son “30 günlük Giydirilmiş Brüt Ücret” üzerinden asıl kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemi yapılır.

Temel formül şu şekildedir: (Toplam Çalışma Yılı) x (Son 30 Günlük Giydirilmiş Brüt Ücret)

Eğer kapıcının çalışma süresi tam yıl değilse, artan süreler (günler) de hesaba katılmalıdır (kıstelyevm hesabı): (Artan Gün Sayısı / 365) x (Son 30 Günlük Giydirilmiş Brüt Ücret)

Örneğin, bir apartmanda 10 yıl 6 ay (yani 10 tam yıl ve 180 gün) çalışmış bir kapıcının;

  • Son Brüt Maaşı: 25.000 TL
  • Emsal Kira (Brütleştirilmiş): 15.000 TL
  • Faturalar (Brütleştirilmiş): 5.000 TL
  • Giydirilmiş Brüt Ücreti: 25.000 + 15.000 + 5.000 = 45.000 TL olsun.

Bu kapıcının kıdem tazminatı (tavanı aşmadığı varsayımıyla):

  • 10 yıl için: 10×45.000 TL=450.000 TL
  • 6 ay (180 gün) için: (180/365)×45.000 TL=22.191,78 TL
  • Toplam Brüt Kıdem Tazminatı: 450.000+22.191,78=472.191,78 TL olacaktır.

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama İçin Tavan Sınırı 2025

Kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işleminde son bir kısıtlama daha bulunmaktadır. Kapıcının giydirilmiş brüt ücreti ne kadar yüksek olursa olsun, her bir hizmet yılı için ödenecek kıdem tazminatı tutarı, devlet tarafından belirlenen ve memur maaş katsayısına endeksli olan kıdem tazminatı tavanı ile sınırlıdır.   

Eğer yukarıdaki örnekte hesaplanan 45.000 TL’lik giydirilmiş brüt ücret, o dönem için geçerli olan tavan tutardan yüksekse, hesaplama tavan tutar üzerinden yapılmak zorundadır.

2025 yılı için güncel kıdem tazminatı tavan tutarları Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanmıştır:

  • 01 Ocak 2025 – 30 Haziran 2025 dönemi için tavan tutar: 46.655,43 TL.   
  • 01 Temmuz 2025 – 31 Aralık 2025 dönemi için tavan tutar: 53.919,68 TL.   

Bu tavan tutarları, makalenin güncelliğini koruması ve potansiyel müvekkillere en doğru bilgiyi sunması açısından kritik öneme sahiptir. Son beş yıldaki değişim, tazminat hesaplarının ne kadar dinamik olduğunu göstermektedir:

DönemKıdem Tazminatı Yıllık Tavan Tutarı
01.07.2025 – 31.12.202553.919,68 TL
01.01.2025 – 30.06.202546.655,43 TL
01.07.2024 – 31.12.202441.828,42 TL
01.01.2024 – 30.06.202435.058,58 TL
01.07.2023 – 31.12.202323.489,83 TL

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama Sonrası Vergi Kesintisi İstisnası

Hesaplanan brüt kıdem tazminatından yapılacak kesintiler, kapıcılar için çok önemli ve az bilinen bir hukuki avantaj içermektedir. Bu avantajı bilmemek, kapıcılar için net bir hak kaybı anlamına gelir.

Normal İşçilerde Damga Vergisi Kesintisi

Genel kural olarak, tüm işçilerin kıdem tazminatları Gelir Vergisi’nden muaftır. Ancak, normal bir işçinin hak ettiği brüt kıdem tazminatı tutarından, binde 7,59 (0,00759) oranında Damga Vergisi kesintisi yapılır. İşçinin eline geçen net tutar, bu kesintiden sonra kalan miktardır.   

Kapıcılar İçin Tam Vergi Muafiyeti

Kapıcılar için durum tamamen farklı ve çok daha avantajlıdır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin 6. bendi, kapıcılara ödenen ücretleri (ve bu ücretlere bağlı tazminatları) özel olarak Gelir Vergisi’nden istisna etmiştir. Bu temel istisnaya bağlı olarak, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun IV/34 fıkrası uyarınca, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinde belirtilen ücretlere ilişkin kağıtlar (kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri dahil) Damga Vergisi’nden de istisna edilmiştir.   

Bunun hukuki ve mali anlamı şudur: Bir kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemi sonucunda bulunan brüt tutar ne ise, eline geçecek net tutar da odur. Yani kapıcı kıdem tazminatından hiçbir vergi kesintisi (ne gelir vergisi ne de damga vergisi) yapılmaz.

Örneğin, 100.000 TL brüt kıdem tazminatına hak kazanan;

  • Normal bir işçi: 100.000−(100.000×0,00759)=99.241 TL alır.
  • Bir kapıcı: 100.000 TL alır.

Bu kritik bilgi, birçok muhasebeci veya yönetici tarafından bilinmemekte ve kapıcılar hak ettiklerinden daha az bir ödeme alarak mağdur edilmektedir. Bu, bir avukatın müdahalesiyle kolayca düzeltilebilecek net bir hak kaybıdır.

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama Sonrası Ödemede Sorumluluk Kimde?

Tazminat tutarı doğru hesaplandıktan sonraki en önemli hukuki soru, “Bu parayı kimin ödeyeceği?” ve “Bir dava açılması gerekiyorsa davanın kime açılması gerektiği?”dir.

Apartman Yöneticisinin Sorumluluğu

Apartman yöneticisi, kapıcının iş sözleşmesini imzalayan ve onunla doğrudan muhatap olan kişi olsa da, kapıcının gerçek işvereni değildir. Yönetici, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat malikleri adına hareket eden bir “işveren vekili” statüsündedir.   

Açılacak bir kıdem tazminatı davasında, yönetici (veya “Apartman Yöneticiliği”) pasif husumet ehliyeti nedeniyle davalı olarak gösterilebilir. Ancak, dava sonucunda hükmedilecek tazminattan yönetici, şahsi malvarlığı ile sorumlu tutulamaz. Sorumluluk her zaman kat maliklerine aittir. Bu, yönetici olan kat malikleri için hayati öneme sahip bir ayrıntıdır.   

Kat Maliklerinin Müteselsil Sorumluluğu

Kapıcının kıdem tazminatının asıl borçlusu ve hukuki işvereni, apartmanda bulunan bağımsız bölüm sahibi olan tüm kat malikleridir. Yargıtay kararlarına göre, kat malikleri bu borçtan kendi arsa payları oranında sorumludur.   

Kat maliklerinin, “ben o dairede oturmuyorum”, “dairem boştu, hizmet almadım” veya “kapıcının hizmetlerinden memnun değildim” gibi gerekçelerle bu ödemeden kaçınma hakkı yoktur. Kat maliki oldukları sürece, bu borca iştirak etmek zorundadırlar.   

Kiracının Sorumluluğu Var Mı?

Kiracılar, kapıcının işvereni olmadıkları için kıdem tazminatından doğrudan sorumlu değildirler. Ancak, Kat Mülkiyeti Kanunu, alacağını tahsil edemeyen kapıcıya (veya yönetime) ikincil bir hak tanımıştır.   

Eğer kat maliki kendi payına düşen tazminat borcunu ödemezse, kapıcı bu alacağını tahsil etmek için o dairede oturan kiracıya başvurabilir. Kiracı, ödemekle yükümlü olduğu aylık kira bedeli kadar bu borçtan sorumlu olur. Kiracı, kapıcıya veya icra dairesine yaptığı bu ödemeyi, ev sahibine olan kira borcundan yasal olarak düşme hakkına sahiptir. Bu durum, kiracıları da dolaylı olarak bu hukuki sürecin bir parçası haline getirebilir.   

Daire Satılırsa veya Yönetim Değişirse Sorumluluk

Bu konu, özellikle daire alım-satımı yapan kat malikleri için en büyük hukuki tuzaklardan birini barındırır. Apartman yönetiminin değişmesi, kapıcının çalışma süresini veya haklarını sıfırlamaz.   

Dairesini satan eski malik, kendi mülkiyeti dönemine ait kıdem tazminatı payından hukuken sorumlu olmaya devam eder. Ancak Yargıtay, işçi alacaklarını koruma ilkesi gereğince, çok kritik bir içtihat geliştirmiştir: Daireyi yeni satın alan kat maliki, kapıcının tüm çalışma süresinden (yani kendisi daireyi almadan önceki dönemi de kapsayacak şekilde) sorumlu olur.   

Yeni malik, kapıcının tazminatı ödendiğinde, kendisinden önceki döneme ait olan ve ödemek zorunda kaldığı bu kısım için, daireyi satın aldığı eski malike “rücu davası” açarak bu parayı ondan talep etme hakkına sahiptir. Ancak, kapıcıya karşı ilk sorumlu olan kişi kendisidir. Bu kapıcı kıdem tazminatı hesaplama yükü, bir apartman dairesi satın alırken, kapıcının çalışma süresi hakkında hukuki durum tespiti (due diligence) yapılmasının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Aksi takdirde, yeni bir ev sahibi, 20 yıllık bir kapıcının tüm tazminat borcuyla aniden yüzleşebilir.

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama Alacağı İçin Hukuki Yollar

Kapıcının hak ettiği kıdem tazminatı veya diğer alacakları (maaş, fazla mesai, yıllık izin) ödenmediği takdirde, izlenmesi gereken yasal bir yol haritası bulunmaktadır. Potansiyel müvekkillerin bu süreci bilmesi, hak kayıplarını önleyecektir.

Dava Açmadan Önce Zorunlu Arabuluculuk Süreci

İş hukukundan kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve diğer işçilik alacakları için dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmak, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca bir “dava şartı” haline getirilmiştir.   

Bu, kapıcının alacağı için doğrudan mahkemeye gidemeyeceği anlamına gelir. Öncelikle yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurulması gerekir. Arabulucuya başvurulmadan açılan davalar, mahkeme tarafından esasa girilmeksizin, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşamazsa, o zaman “anlaşamama” tutanağı ile birlikte dava açma hakkı doğar. Arabuluculuk sürecinin bir diğer önemli etkisi de, başvuru yapıldığı andan son tutanağın imzalandığı ana kadar zamanaşımı sürelerini durdurmasıdır.   

Kıdem Tazminatı Davası Zamanaşımı Süresi

Kıdem tazminatı alacağı, belirli bir süre içinde talep edilmezse zamanaşımına uğrar ve dava hakkı kaybedilir. İş sözleşmesinin feshinden (sona ermesinden) itibaren, kapıcı kıdem tazminatı hesaplama alacağı için dava açma süresi 5 yıldır. Bu 5 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılması, kapıcının yıllar süren emeğinin karşılığını geri dönülemez bir şekilde kaybetmesine neden olur.   

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kapıcı alacakları ve hizmet tespiti davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi (iş mahkemesi sıfatıyla) bakar. Yetkili mahkeme ise, genellikle davalı apartman yönetiminin bulunduğu yer veya davalı kat maliklerinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir.   

Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama Sürecindeki Diğer Özel Durumlar

Kapıcı kıdem tazminatı hesaplama süreci, sıklıkla başka hukuki sorunlarla birlikte gündeme gelir. Bu özel durumlar, süreci bir avukat desteği olmadan içinden çıkılmaz bir hale getirebilir.

Sigortasız Çalıştırılan Kapıcı ve Hizmet Tespit Davası

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, kapıcıların sigortasız çalıştırılması  veya primlerinin eksik gün üzerinden ya da asgari ücretten, yani eksik ücretten bildirilmesidir. Sigortası hiç yapılmamış bir kapıcı, kıdem tazminatı talep edebilmek için öncelikle sigortasız çalıştığı süreleri yasal olarak kanıtlamak zorundadır.   

Bu durumda, kapıcının kıdem tazminatı davasıyla birlikte veya daha önce hizmet tespit davası açması gerekir. Bu dava, kapıcının o apartmanda fiilen çalıştığı sürelerin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına işlenmesini amaçlar. Hizmet tespit davalarında ispat yükü, normal davaların aksine, işçinin yani kapıcının üzerindedir. Kapıcı, o apartmanda çalıştığını tanık (diğer daire sakinleri, komşu apartman görevlileri, esnaf vb.), apartman karar defterleri, kamera kayıtları veya banka ödemeleri gibi her türlü delille kanıtlamak zorundadır. Bu, avukatlık desteğinin en kritik olduğu dava türlerinden biridir.   

Kısmi Süreli Part Time Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesabı

Bazı apartmanlarda kapıcılar tam zamanlı değil, haftada sadece belirli günler veya günde birkaç saat (örneğin sadece sabah ve akşam çöp toplama ve servis hizmeti) için kısmi süreli (part-time) olarak çalışabilirler.

Kısmi süreli çalışan kapıcılar da 4857 sayılı İş Kanunu’na tabidir ve en az 1 yıllık çalışma süresini (sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi arasındaki takvim yılı) doldurduklarında kıdem tazminatına hak kazanırlar. Part-time çalışanın kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemi yapılırken, tazminata esas alınacak 30 günlük ücret, aldığı kısmi süreli maaşa göre oranlanır. Örneğin, tam zamanlı çalışmanın üçte biri (1/3) kadar çalışan bir kapıcının tazminat hesabına esas ücreti de, emsal tam zamanlı kapıcının giydirilmiş brüt ücretinin üçte biri olarak dikkate alınır.   

Fazla Mesai ve Yıllık İzin Alacakları

Kapıcıların çalışma saatleri genellikle belirsizdir ve tüm güne yayılmış bir görünüm sergileyebilir. Yargıtay, kapıcının görevlerini (çöp toplama, servis, bahçe bakımı, temizlik vb. ) yerine getirdiği saatler arasında kalan boş zamanlarının (ara dinlenme) kendisine ait olduğunu ve bu sürelerin çalışma süresinden sayılmayacağını kabul etmektedir.   

Bu durum, kapıcının fazla mesai (fazla çalışma) yaptığını iddia etmesi durumunda ispat yükünü ağırlaştırmaktadır; kapıcı ne kadar fazla çalıştığını kanıtlamak zorundadır. Ancak Yargıtay, özellikle kış aylarında kalorifer yakan (ve bu nedenle geceleri de kazan kontrolü yapan) kapıcılar  veya daire sayısı çok fazla olan sitelerde  çalışan kapıcılar lehine, hayatın olağan akışına göre fazla mesai yapıldığını karine olarak kabul edebilmektedir.   

Kullanılmayan yıllık izin ücretleri ise, iş akdi feshedildiğinde kapıcıya son giydirilmiş brüt ücret üzerinden ödenmek zorundadır. Kapıcıların yıllık izin hakları da normal işçilerle aynıdır: 1-5 yıl arası 14 gün, 5-15 yıl arası 20 gün ve 15 yıldan fazla ise 26 gündür.   

İbranamenin Geçerlilik Şartları

Kat maliklerinin ve yöneticilerin, olası bir davaya karşı en çok güvendikleri belge, kapıcıya işten ayrılırken imzalatılan “tüm haklarımı aldım, dava açmayacağım” şeklindeki ibranamelerdir. Ancak, Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu ibranamelerin geçerliliğini çok sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Kapıcıdan alınan ibranamelerin çok büyük bir kısmı hukuken geçersizdir.

Bir ibranamenin geçerli sayılabilmesi için aşağıdaki koşulların tümünü aynı anda taşıması gerekir :   

  1. Sözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir ay (1 ay) sonraki bir tarihi taşıması (İşten çıkış günü veya öncesinde imzalatılan ibranameler, kapıcının baskı altında olduğu kabul edilerek geçersiz sayılır).   
  2. İbranamenin yazılı olması.
  3. Alacakların türünün (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin vb.) ve miktarının ayrı ayrı ve net olarak ibranamede belirtilmesi (Genel ifadeler, örneğin “tüm haklarımı aldım”, ibranameyi geçersiz kılar).   
  4. Tüm ödemelerin, ibranamede yazan tutarlarla uyumlu olarak, banka aracılığıyla eksiksiz yapılmış olması.   

Bu şartlardan birinin bile eksik olması, ibranamenin geçersiz sayılması ve kapıcının tüm alacakları için (yeniden kapıcı kıdem tazminatı hesaplama dahil) dava açabilmesi için yeterlidir. Bu durum, elinde ibraname olmasına rağmen dava ile karşılaşan yöneticiler için bir şok, hakkını kaybettiğini düşünen kapıcılar için ise yeni bir hukuki imkan anlamına gelmektedir.

Sonuç Değerlendirme

Görüldüğü üzere, Kapıcı Kıdem Tazminatı Hesaplama işlemi, bir apartman yöneticisinin basit bir maaş çarpımıyla yapabileceği bir işlem değil, son derece teknik ve karmaşık bir hukuki süreçtir. Bu süreç, İş Kanunu’nun işçi haklarını koruyan hükümleri, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun kat malikleri arasındaki sorumluluk dengesi ve Konut Kapıcıları Yönetmeliği’nin özel düzenlemelerinin kesişim noktasında yer almaktadır.

Giydirilmiş brüt ücretin tespitindeki hatalar (ki bu, kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işleminin temelidir), özellikle emsal kira bedelinin  veya fatura giderlerinin  hesaba katılmaması, kapıcılar aleyhine binlerce liralık hak kaybına yol açmaktadır. Aynı şekilde, kapıcılara özel tam vergi muafiyetinin (damga vergisi istisnası)  bilinmemesi veya geçersiz bir ibranameye  güvenilmesi, kat maliklerini ve yöneticileri beklenmedik dava ve borçlarla karşı karşıya bırakmaktadır.   

Gerek kat maliklerinin ve yöneticilerin haksız ve fahiş borçlarla karşılaşmaması, gerekse apartman görevlilerinin yıllar süren emeklerinin karşılığını tam ve eksiksiz alabilmesi için, bu sürecin en başından (arabuluculuk  aşamasından) itibaren bir uzman avukat rehberliğinde yürütülmesi kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle, Avukat İstanbul gibi emsal kiraların ve dolayısıyla tazminat miktarlarının çok yüksek olduğu metropollerde, bu konudaki hukuki riskler ve kayıplar da katlanarak artmaktadır. Hak kaybı yaşamamak ve yasal süreci en başından itibaren doğru yönetmek, bir lüks değil, hukuki bir zorunluluktur. Bu karmaşık iş ve mülkiyet hukuku uyuşmazlıklarında uzmanlaşmış bir Avukat İstanbul ekibinden destek almak, hem dava hem de danışmanlık sürecinde taraflara en doğru ve güvenli hukuki yolu sağlayacaktır.   

Sık Sorulan Sorular

Kapıcı kıdem tazminatı hesaplama işlemine oturduğu evin kirası eklenir mi? 

Evet, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, kapıcıya bedelsiz tahsis edilen dairenin emsal (rayiç) kira bedeli, tazminat hesabına esas giydirilmiş brüt ücrete mutlaka eklenmek zorundadır.   

Kapıcının tazminatından sadece yönetici mi sorumludur? 

Hayır. Yönetici sadece işveren vekilidir ve tazminattan şahsi malvarlığı ile sorumlu değildir. Tazminatın asıl borçlusu, arsa payları oranında apartmandaki tüm kat malikleridir.   

Sigortası yapılmayan kapıcı kıdem tazminatı alabilir mi? 

Evet, alabilir. Ancak öncelikle sigortasız çalıştığı süreleri kanıtlamak için İş Mahkemesi’nde hizmet tespit davası açması gerekir. Bu davayı kazandıktan sonra, kanıtlanan süreler üzerinden kıdem tazminatını talep edebilir.   

Kapıcı kıdem tazminatından vergi kesilir mi? 

Hayır. Normal işçilerin tazminatından sadece Damga Vergisi kesilirken, kapıcılar Gelir Vergisi Kanunu md. 23/6 uyarınca özel bir istisnaya tabidir. Kapıcıların kıdem tazminatından hem Gelir Vergisi hem de Damga Vergisi kesintisi yapılmaz. Brüt tutar, net olarak ödenir.   

Tazminatımı alamadım, hemen dava açabilir miyim? 

Hayır. Kıdem tazminatı gibi işçilik alacakları için dava açmadan önce adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurarak zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamanız gerekir. Arabulucuya gitmeden açılan dava, mahkemece usulden reddedilir.   

Part-time (kısmi süreli) çalışan kapıcı için kıdem tazminatı hesaplama yapılır mı? 

Evet. Aynı apartmanda en az 1 yıl çalışan part-time (kısmi süreli) kapıcı da kıdem tazminatına hak kazanır. Tazminatı, çalışma süresi ve aldığı ücret, tam süreli emsal bir kapıcının çalışmasına oranlanarak hesaplanır.   

Kapıcı vefat ederse tazminatını kim alır? 

Kapıcının (en az 1 yıl çalışmış olması koşuluyla) vefatı halinde, hak ettiği kıdem tazminatı tutarı onun yasal mirasçılarına (eşi, çocukları vb.) ödenir. Mirasçıların bu talebi veya davayı birlikte yapmaları yasal bir zorunluluktur.   

Emekli olan kapıcı kıdem tazminatı alabilir mi? 

Evet. Emeklilik (yaşlılık veya malullük aylığı almak amacıyla) nedeniyle işten ayrılmak, kıdem tazminatına hak kazanmayı sağlayan yasal nedenlerden biridir.   

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

💬 WhatsApp
Vizyon Hukuk

👋 Merhaba! Size nasıl yardımcı olabiliriz?

WhatsApp üzerinden yazın