Boşanmada Bireysel Emeklilik

Boşanmada Bireysel Emeklilik

Günümüzde evlilik birliğinin sona ermesi süreci sadece duygusal bir kopuşu değil aynı zamanda ekonomik bir ayrışmayı da beraberinde getirmektedir. Eşlerin evlilik süresince elde ettikleri mal varlıklarının paylaşımı boşanma davalarının en çetin ve teknik bilgi gerektiren aşamalarından birini oluşturur. Teknolojinin ve finansal araçların gelişmesiyle birlikte mal paylaşımı denilince akla sadece ev veya araba gelmemekte, banka hesapları ve yatırım fonları da büyük önem kazanmaktadır. Bu kapsamda son yıllarda en çok merak edilen ve hukuki tartışmalara konu olan alanların başında Boşanmada Bireysel Emeklilik hesaplarının akıbeti gelmektedir. Bireysel Emeklilik Sistemi ya da kısaca BES, eşlerin gelecekteki refahlarını sağlamak amacıyla yaptıkları uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Ancak boşanma gündeme geldiğinde bu birikimlerin kimde kalacağı, nasıl paylaşılacağı ve hesaplamanın hangi kriterlere göre yapılacağı soruları hayati önem taşır. Bu makale, Boşanmada Bireysel Emeklilik konusunu tüm hukuki detaylarıyla ele alarak hak kaybı yaşamamanız için izlenmesi gereken yolları aydınlatmayı amaçlamaktadır.

Türk Hukukunda Bireysel Emeklilik Sisteminin Yeri

Türk Medeni Kanunu uyarınca yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin evlilik birliği içerisinde emekleri karşılığında edindikleri mal varlıklarının boşanma halinde eşit olarak paylaşılmasını öngörür. Bireysel Emeklilik Sistemi, kişilerin aktif çalışma yaşamları boyunca yaptıkları tasarrufları uzun vadeli yatırıma yönlendirerek emeklilik dönemlerinde yaşam standartlarını korumalarını sağlayan bir sistemdir. Hukuki açıdan bakıldığında bu sistemdeki birikimlerin kaynağı büyük önem arz eder. Eğer sisteme ödenen katkı payları eşlerin çalışması karşılığında elde ettikleri maaş, ücret veya ticari kazanç gibi gelirlerden karşılanmışsa bu birikimler edinilmiş mal statüsünde kabul edilir. Dolayısıyla Boşanmada Bireysel Emeklilik paylaşımı gündeme geldiğinde, birikimin kaynağının tespiti davanın seyrini değiştiren en temel unsurdur. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre evlilik birliği içerisinde ödenen primlerin aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal olduğu karinesi geçerlidir. Bu durum, hesap sahibi olmayan eşin de söz konusu birikim üzerinde hak sahibi olduğu anlamına gelir.

Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımında BES Hesapları

Boşanma davalarında mal paylaşımı yapılırken her bir mal varlığı değerinin edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunun titizlikle belirlenmesi gerekir. Boşanmada Bireysel Emeklilik hesapları incelenirken de bu ayrım hayati bir rol oynar. Kişisel mallar kanun gereği paylaşıma dahil edilmeyen ve eşin kendisine ait sayılan değerlerdir. Örneğin evlilik tarihinden önce açılmış ve ödemeleri evlilik öncesinde yapılmış bir BES hesabı kişisel mal olarak değerlendirilebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok ince bir detay bulunmaktadır. Eşlerden biri evlenmeden önce sisteme girmiş olsa bile evlilik tarihinden sonra ödemeye devam ettiği primler edinilmiş mal kabul edilir. Bu noktada hesaplamanın bilirkişilerce yapılarak evlilik öncesi ve sonrası dönemlerin ayrıştırılması zorunludur. Ayrıca kişisel mal sayılan bir ana paranın evlilik süresince getirdiği faiz, kâr payı veya fon geliri gibi artışlar Medeni Kanun gereği edinilmiş mal sayılır. Dolayısıyla Boşanmada Bireysel Emeklilik hesabının tamamen kişisel mal olduğu iddiası çoğu zaman teknik inceleme sonucunda çürütülebilmekte ve getiriler üzerinden diğer eşe katılma alacağı hakkı doğmaktadır.

Bireysel Emeklilikte İştira Değeri ve Hesaplama Yöntemi

Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki birikimlerin boşanma anındaki değerinin nasıl tespit edileceği konusu Yargıtay kararları ile netleşmiş bir husustur. Birçok kişi hesapta görünen toplam brüt tutarın ikiye bölüneceğini düşünse de hukuk sistemi burada daha hakkaniyetli ve teknik bir yöntem benimser. Boşanmada Bireysel Emeklilik paylaşımında esas alınan değer hesapta görünen brüt bakiye değil iştira değeri adı verilen tutardır. İştira değeri, katılımcının boşanma davasının karar tarihine en yakın tarihte sistemden ayrılması durumunda eline geçecek olan net nakit miktarı ifade eder. Sistemden erken çıkış yapılması halinde stopaj kesintisi, giriş aidatı borcu ve varsa diğer yasal kesintiler brüt tutardan düşülür. Hukukumuzda henüz realize olmamış, yani kişinin eline geçmesi kesinleşmemiş sanal değerlerin paylaşımı yapılmaz. Bu nedenle mahkemeler, ilgili sigorta şirketlerine müzekkere yazarak katılımcının o gün itibariyle sistemden çıkması halinde kendisine ne kadar ödeme yapılacağını sorar. Gelen bu iştira değeri üzerinden edinilmiş mal ve kişisel mal oranlaması yapılarak diğer eşin katılma alacağı hesaplanır. Bu hesaplama yöntemi, davalı eşin henüz cebine girmemiş paralar üzerinden borçlandırılmasını engelleyerek adaleti sağlar.

Devlet Katkısının Paylaşımındaki Kritik Detaylar

Bireysel Emeklilik Sistemi’ni cazip kılan en önemli unsurlardan biri devletin katılımcılara sağladığı katkı payıdır. Ancak Boşanmada Bireysel Emeklilik tasfiyesi sırasında devlet katkısının durumu özel bir inceleme gerektirir. Devlet katkısı hesaba yattığı anda katılımcının mülkiyetine geçmez. Bu katkının hak edilmesi için sistemde belirli süreler kalınması şarttır. Mevcut düzenlemeye göre sistemde üç yıldan az kalanlar devlet katkısına hak kazanamazken, üç ile altı yıl arası kalanlar yüzde on beşini, altı ile on yıl arası kalanlar yüzde otuz beşini, on yılı tamamlayanlar ise yüzde altmışını hak ederler. Tamamına hak kazanmak için ise emeklilik koşullarının oluşması gerekir. Yargıtay uygulamasına göre boşanma davası tarihi itibariyle katılımcı bu devlet katkısının ne kadarına hak kazanmışsa sadece o kısım mal rejiminin tasfiyesine dahil edilir. Henüz hak edilmemiş, yani vesting süresi dolmamış devlet katkıları beklenen hak niteliğinde olduğundan hesaplamaya katılmaz. Bu detay, paylaşılacak pastanın büyüklüğünü doğrudan etkilediği için uzman bir avukatın denetimi şarttır.

Boşanma Davasında Mal Kaçırma ve BES İptalleri

Boşanma sürecine giren veya boşanmayı planlayan eşlerin en sık başvurduğu yöntemlerden biri mal varlıklarını diğer eşten kaçırmak amacıyla elden çıkarmaktır. BES hesapları likiditesi yüksek varlıklar olduğu için tek bir talimatla nakde çevrilebilmekte ve bu durum Boşanmada Bireysel Emeklilik konusunu daha karmaşık hale getirmektedir. Ancak Türk Medeni Kanunu bu tür kötü niyetli girişimlere karşı koruyucu hükümler içerir. Kanunun 229. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar veya süre sınırı olmaksızın diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler eklenecek değer olarak kabul edilir. Yani bir eş boşanma davasından birkaç ay önce BES hesabını kapatıp parayı çekerse veya başkasına devrederse mahkeme bu para hiç çekilmemiş gibi hesaba sanal olarak ekler ve paylaşımı buna göre yapar. Bu noktada parayı çeken eşin bu parayı evlilik birliğinin zorunlu giderleri için harcadığını ispatlaması gerekir. Aksi takdirde mal kaçırma kastıyla hareket ettiği kabul edilerek diğer eşe payını ödemek zorunda kalır.

Otomatik Katılım Sistemi ve İşveren Katkılı BES

Gönüllü bireysel emeklilik sisteminin yanı sıra çalışanların maaşlarından otomatik olarak kesinti yapılarak dahil edildikleri Otomatik Katılım Sistemi de mal paylaşımının konusunu oluşturur. OKS kapsamında yapılan kesintiler doğrudan çalışanın ücretinden yapıldığı için bu birikimlerin kaynağı tartışmasız bir şekilde edinilmiş maldır. Ücret, yasa gereği emeğin karşılığıdır ve evlilik birliği içinde elde edilen ücretle yapılan her türlü yatırım eşler arasında paylaşıma tabidir. Benzer şekilde işverenlerin çalışanları adına yaptıkları grup emeklilik sözleşmeleri de Boşanmada Bireysel Emeklilik hesaplamasına dahil edilir. İşverenin yatırdığı katkı payları, çalışana sağlanan bir yan hak ve ücretin eki niteliğinde olduğundan bu birikimler de edinilmiş mal havuzuna eklenir. Ancak burada da hak kazanma sürelerine dikkat edilmelidir. Eğer işveren katkısı henüz çalışanın mülkiyetine geçmemişse, yani işçi belirli bir süre çalışmadan ayrıldığında bu parayı alamıyorsa, söz konusu tutar hesaplamaya dahil edilmeyebilir. Bu tür teknik ayrımların yapılması davanın sonucunu doğrudan etkileyecektir.

Boşanmada Bireysel Emeklilik Yargıtay Kararları Işığında İspat Yükümlülüğü

Hukuk davalarında en temel kural iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olmasıdır. Mal rejimleri hukukunda ise özel bir karine bulunmaktadır. Bir eşin sahip olduğu tüm mal varlığı değerleri, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu karine Boşanmada Bireysel Emeklilik davalarında davacı tarafın elini güçlendiren en önemli unsurdur. BES hesabının varlığı tespit edildiğinde mahkeme bu hesabın evlilik içinde edinilen paralarla oluşturulduğunu varsayar. Hesap sahibi olan davalı eş, eğer bu birikimin kendisine miras kalan parayla veya evlilik öncesi birikimleriyle yapıldığını iddia ediyorsa bunu somut belgelerle kanıtlamak zorundadır. Sadece tanık beyanıyla paranın kaynağını ispatlamak Yargıtay tarafından genellikle kabul görmemektedir. Banka dekontları, miras ilamları veya ödeme tarihlerini gösteren resmi belgelerle yapılan bir kişisel mal savunması, ödenmesi gereken tazminat miktarını ciddi oranda düşürebilir. Bu nedenle ispat yükünün doğru yönetilmesi ve delillerin usulüne uygun sunulması davanın kazanılmasında kilit rol oynar.

Boşanma Davası Devam Ederken Eşin Vefatı

Boşanma davası sürerken eşlerden birinin vefat etmesi durumunda davanın seyri ve BES birikimlerinin durumu değişir. Normal şartlarda boşanma davası ölümle konusuz kalır ancak mirasçılık hakları devam eder. Eğer ölen eşin mirasçıları boşanma davasına devam ederek sağ kalan eşin kusurlu olduğunu ispatlarlarsa sağ kalan eş mirasçı olamaz. Ancak mal rejimi tasfiyesi mirastan bağımsız bir alacak hakkıdır. Ölümle birlikte mal rejimi sona erer ve sağ kalan eş, ölen eşin Boşanmada Bireysel Emeklilik kapsamındaki birikimleri üzerinde katılma alacağı hakkını talep edebilir. Bu talep miras paylaşımından önce gelir. Yani önce sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklı alacağı tereke borcu olarak ödenir, kalan miktar mirasçılar arasında paylaştırılır. Bu durum hem aile hukukunu hem de miras hukukunu ilgilendiren karmaşık bir süreçtir ve uzmanlık gerektirir.

BES Üzerindeki Haciz ve Tedbir Uygulamaları

Boşanma davası ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi talep edildiğinde davacı eşin en büyük endişesi dava sonunda tahsilat yapabilmektir. Bu nedenle davanın başında BES hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir. Mahkemeler mal kaçırma ihtimalinin kuvvetli olduğu durumlarda hesapların dondurulmasına karar verebilir. Dava sonuçlanıp alacak kesinleştiğinde ise tahsilat aşamasına geçilir. Boşanmada Bireysel Emeklilik alacağı için başlatılan icra takiplerinde BES hesaplarının hacz edilip edilemeyeceği konusu da önemlidir. Yargıtay’ın güncel kararlarına göre bireysel emeklilik birikimlerinin tamamı haczedilemez değildir. Devlet katkısı ve bazı korumalı kısımlar hariç olmak üzere katılımcının kendi yatırdığı ana para ve getirileri hacze konu olabilir. Bu sayede boşanma sonucunda hak kazandığınız tazminatı veya katılma alacağını tahsil etmeniz mümkün hale gelir.

Doğru Hukuki Stratejinin Önemi

Bireysel Emeklilik Sistemi’nin teknik yapısı, fon yönetimi, aktüeryal hesaplamalar ve aile hukukunun karmaşık kuralları bir araya geldiğinde uzman bir hukuki desteğin önemi ortaya çıkmaktadır. Sıradan bir mal paylaşımı davası gibi yürütülen süreçlerde iştira değeri yerine yanlış değerlerin esas alınması, kişisel mal savunmalarının yapılamaması veya zamanaşımı sürelerinin kaçırılması gibi nedenlerle ciddi hak kayıpları yaşanmaktadır. Boşanmada Bireysel Emeklilik birikimlerinizi korumak veya hak ettiğiniz payı alabilmek için bu alanda deneyimli bir avukat ile çalışmak, sürecin lehinize sonuçlanmasını sağlayacak en güvenli yoldur. Unutulmamalıdır ki hukuk detaylarda gizlidir ve doğru strateji kazandırır.

Boşanmada Bireysel Emeklilik Sonuç

Boşanma süreçlerinde mal varlığı değerlerinin tespiti ve adil paylaşımı, tarafların geleceklerini güvence altına almaları açısından büyük önem taşır. Özellikle Boşanmada Bireysel Emeklilik hesapları, günümüz ekonomik koşullarında ciddi birikimlerin toplandığı ve hukuki niteliği itibariyle özellikli hesaplamalar gerektiren varlıklardır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda iştira değeri üzerinden yapılan hesaplamalar, devlet katkısının hak ediş oranları ve evlilik öncesi ödemelerin ayrıştırılması gibi teknik konular, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.

Bu karmaşık süreçte hak kaybına uğramamak, mal kaçırma girişimlerini engellemek ve matematiksel olarak doğru bir paylaşım yapılmasını sağlamak için profesyonel hukuki destek almak bir lüks değil zorunluluktur. Sürecin en başından itibaren titizlikle yönetilmesi gereken bu davalarda, İstanbul gibi büyük metropollerdeki adliye pratiklerine hakim olmak da ayrıca önem arz eder. Konusunda uzman bir Avukat İstanbul ve çevresinde size en doğru hukuki yolu gösterecektir. Unutmayın ki, geç kalmak veya yanlış adım atmak telafisi güç zararlar doğurabilir; bu nedenle tecrübeli bir Avukat İstanbul bölgesindeki arayışlarınızda en büyük yardımcınız olacaktır.

Boşanmada Bireysel Emeklilik Sık Sorulan Sorular

Eşim benden gizli BES hesabı açmış olabilir mi, bunu nasıl öğrenebilirim?

Evet, eşiniz sizden habersiz birikim yapıyor olabilir. Boşanma veya mal rejimi davası açıldığında mahkeme aracılığıyla Emeklilik Gözetim Merkezi’ne (EGM) ve Takasbank’a yazı yazılarak eşinizin adına kayıtlı tüm bireysel emeklilik hesapları, pasif dahi olsa tespit edilebilir. Gizlenen hesaplar bu şekilde ortaya çıkarılır.

Boşanma davasından hemen önce BES paramı çektim, yine de paylaşmak zorunda mıyım?

Evet, zorunda kalabilirsiniz. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davası açılmadan önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar veya eşin alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler “eklenecek değer” sayılır. Mahkeme parayı çekmiş olsanız bile sanki hesapta duruyormuş gibi işlem yapar ve yarısını eşinize ödemenize karar verebilir.

Evlenmeden önce yaptığım BES birikimleri de paylaşılır mı?

Hayır, evlilik tarihinden önceki birikimleriniz sizin “kişisel malınız” sayılır. Ancak, evlendikten sonra ödemeye devam ettiğiniz primler ve evlilik süresince kişisel malınızın (ana paranın) getirdiği kâr payları “edinilmiş mal” kabul edilir ve paylaşıma konu olur. Bu ayrımın yapılması için bilirkişi hesaplaması şarttır.

Devlet katkısının tamamını alabilir miyim?

Hayır, devlet katkısının paylaşımında “hak ediş” süreleri esas alınır. Boşanma davasının açıldığı tarihte sistemde ne kadar süre kaldıysanız, o süreye tekabül eden hak ediş oranı (örneğin %15, %35 veya %60) üzerinden hesaplama yapılır. Henüz hak etmediğiniz devlet katkısı paylaşılmaz.

BES paylaşımı için ayrı bir dava açmam gerekir mi?

Boşanma davası kesinleşmeden mal rejimi tasfiyesi davası sonuçlanmaz ancak genellikle usul ekonomisi gereği boşanma davası ile birlikte veya hemen akabinde ayrı bir dava olarak mal rejimi davası açılması önerilir. Bu davada BES dahil tüm mal varlıklarının (ev, araba, banka) tasfiyesi talep edilir. Talep edilmezse hakim kendiliğinden paylaşım yapmaz.

Çocuğum adına açtığım BES hesabı boşanmada paylaşılır mı?

Kural olarak çocuk adına açılan hesaplar çocuğun mal varlığı sayılır ve eşler arası paylaşıma dahil edilmez. Ancak, hesaba yatırılan paraların kaynağının evlilik birliği içindeki “edinilmiş mallardan” (örneğin babanın maaşından) aktarıldığı ve bu aktarımın diğer eşten mal kaçırmak amacıyla, olağan sınırları aşan miktarlarda yapıldığı ispatlanırsa, mahkeme denkleştirme yaparak bu tutarları paylaşıma dahil edebilir.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar

💬 WhatsApp
Vizyon Hukuk

👋 Merhaba! Size nasıl yardımcı olabiliriz?

WhatsApp üzerinden yazın