
İstanbul’un en köklü ve dinamik ilçelerinden biri olan Şişli, sosyo-ekonomik yapısı gereği aile hukuku uyuşmazlıklarının en karmaşık ve teknik detaylar içeren örneklerine ev sahipliği yapmaktadır. Mecidiyeköy bölgesinin yoğun iş temposu, Teşvikiye ve Nişantaşı hattındaki yerleşik aile düzeni veya Halaskargazi caddesindeki ticari hareketlilik, boşanma davalarının karakterini doğrudan etkilemektedir. Şişli Boşanma Hukuku pratiği, sadece Türk Medeni Kanunu maddelerinin uygulanmasından ibaret olmayıp, bölgenin demografik yapısına uygun, ticari ve ekonomik dengeleri gözeten özel bir uzmanlık alanı gerektirir. Bu makalede, boşanma sürecinin hukuki, mali ve psikolojik boyutları, 2026 yılı güncel Yargıtay içtihatları ve İstanbul (Çağlayan) Adliyesi uygulamaları ışığında, avukat arayışında olan bilinçli müvekkiller için detaylandırılmıştır. Fulya ve Harbiye gibi semtlerde ikamet eden veya iş yeri bulunan vatandaşların, boşanma sürecinde karşılaşabilecekleri riskler ve fırsatlar, “Şişli” özelinde hiper-yerel bir bakış açısıyla analiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu Çerçevesinde Boşanma Sebepleri
Türk hukuk sisteminde boşanma sebepleri özel ve genel olmak üzere iki ana kategoride ele alınır ve bu sebeplerin ispatı davanın seyrini tamamen değiştirir. Özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup bunların varlığı halinde hakimin takdir yetkisi oldukça sınırlıdır. Bu sebeplerden ilki olan zina, eşlerden birinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak üçüncü bir kişiyle cinsel ilişki kurması durumudur. Şişli bölgesindeki sosyal hayatın hareketliliği ve dijital iletişim kanallarının yoğun kullanımı, zina vakalarının tespitinde otel kayıtları, HTS baz istasyonu sinyalleri ve güvenlik kamerası görüntüleri gibi delillerin önemini artırmaktadır. Zina sebebiyle açılan davalarda hak düşürücü süreler kritik öneme sahiptir ve eylemin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde davanın açılması gerekmektedir. Bir diğer önemli özel boşanma sebebi ise hayata kast ve onur kırıcı davranıştır. Eşin fiziksel bütünlüğüne yönelik ağır saldırılar veya toplum içinde küçük düşürücü hareketler bu kapsamda değerlendirilir. Özellikle Teşvikiye gibi sosyal statünün ön planda olduğu muhitlerde, eşin itibarını zedeleyen davranışlar onur kırıcı davranış başlığı altında ciddi tazminat yaptırımlarına konu olabilmektedir.
Genel boşanma sebepleri arasında en sık karşılaşılan durum ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Halk arasında şiddetli geçimsizlik olarak bilinen bu durum, eşler arasında ortak hayatı sürdürmenin taraflardan beklenemeyecek derecede çekilmez hale gelmesini ifade eder. Mecidiyeköy gibi yoğun stres altında çalışılan bölgelerde yaşayan çiftlerde, iletişim kopukluğu, kültürel uyuşmazlıklar ve güven sarsıcı davranışlar bu maddenin kapsamına girmektedir. Yargıtay’ın 2025 ve 2026 yıllarındaki güncel kararlarında, kusur ilkesi daha esnek yorumlanmakta ve kimsenin mutsuz olduğu bir evliliğe zorlanamayacağı görüşü hakim olmaktadır. Ancak davanın kazanılması ve tazminat haklarının korunması için davacı tarafın, davalı eşin kusurlu davranışlarını somut delillerle ispatlaması şarttır. Akıl hastalığı, terk, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi diğer sebepler de kanunda yer almakla birlikte, her birinin kendine özgü ispat koşulları ve yargılama usulleri bulunmaktadır.
Şişli Bölgesinde Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
Boşanma sürecine giren çiftler için en kritik karar, sürecin anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi yürütüleceğidir. Şişli Boşanma Hukuku uygulamalarında, tarafların ticari itibarlarını korumak ve süreci hızlı sonlandırmak amacıyla genellikle anlaşmalı boşanmayı tercih ettikleri görülmektedir. Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanmanın tüm mali ve hukuki sonuçları üzerinde tam bir mutabakata varmış olmaları gerekmektedir. Hazırlanacak protokolde nafaka miktarları, velayet düzenlemeleri, gayrimenkul paylaşımları ve tazminat talepleri hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde net olarak belirtilmelidir. Özellikle Harbiye ve Halaskargazi bölgesindeki yüksek değerli gayrimenkullerin devir işlemleri protokolde detaylandırılmalı, tapu bilgileri eksiksiz yazılmalı ve devir masraflarının kim tarafından karşılanacağı karara bağlanmalıdır. Aksi takdirde, eksik veya hatalı hazırlanan protokoller ileride yeni davaların açılmasına ve hak kayıplarına yol açabilir.
Tarafların uzlaşamadığı durumlarda ise süreç çekişmeli boşanma davası olarak devam eder. Çekişmeli davalar, tarafların kusur oranlarının belirlendiği, tanıkların dinlendiği ve bilirkişi incelemelerinin yapıldığı uzun soluklu bir hukuk mücadelesidir. Fulya veya Gülbağ gibi bölgelerde yaşayan taraflar için bu süreçte en önemli husus, iddialarını ispatlayacak delilleri hukuka uygun yollardan toplamaktır. Dilekçeler aşaması davanın iskeletini oluşturur ve bu aşamada sunulmayan delillerin veya ileri sürülmeyen vakıaların sonradan dosyaya eklenmesi kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle, davanın başında kurgulanan strateji hayati önem taşır. Çekişmeli boşanma davalarında hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasını yaptırır, banka kayıtlarını inceler ve kusurlu olan taraf aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmeder. Sürecin profesyonel bir hukuki destekle yönetilmesi, yıllarca sürebilecek bu zorlu süreçte müvekkillerin psikolojik ve ekonomik yıpranmalarını minimize eder.

Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Şirket Hisselerinin Paylaşımı
Evlilik birliği içerisinde edinilen malların paylaşımı, boşanma davalarının en karmaşık ve teknik boyutunu oluşturur. Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi, 2002 yılından sonra evlilik birliği içinde karşılığı verilerek edinilen tüm malvarlığı değerlerinin yarı yarıya paylaşılmasını öngörür. Şişli Boşanma Hukuku alanında uzmanlaşmış hukukçular için en önemli çalışma alanlarından biri, Mecidiyeköy ve çevre semtlerdeki şirket sahibi eşlerin hisselerinin tasfiyesidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir eşin şirketteki hissesi kişisel mal olsa dahi, evlilik süresince bu şirketten elde edilen kar payları (temettü) ve dağıtılmamış karların sermayeye eklenmesiyle oluşan değer artışları edinilmiş mal kabul edilir ve paylaşıma konu olur. Ancak şirketin tüzel kişiliği eşlerden bağımsız olduğundan, şirketin malvarlığına doğrudan haciz veya tedbir konulamaz; yalnızca eşin hissesi üzerine tedbir şerhi işlenebilir.
Son yıllarda kripto para varlıklarının artmasıyla birlikte, boşanma davalarında dijital cüzdanların tespiti ve paylaşımı da gündeme gelmektedir. Fulya ve çevresindeki genç profesyonel nüfus arasında yaygın olan kripto yatırımları, Yargıtay tarafından birer malvarlığı değeri olarak kabul edilmekte ve tasfiyeye dahil edilmektedir. Soğuk cüzdanlarda saklanan varlıkların tespiti teknik olarak zor olsa da, banka hesap hareketlerinden kripto borsalarına yapılan transferlerin izlenmesi suretiyle bu varlıkların izini sürmek mümkündür. Ayrıca, evlilik öncesi alınan ancak evlilik içinde kredisi ödenen gayrimenkullerin veya tadilatı yapılan mülklerin değer artış payı hesaplamaları da mal rejiminin en teknik konularındandır. Teşvikiye’deki bir dairenin evlilik birliği içinde yapılan lüks tadilatı veya kentsel dönüşüm sonrası değer artışı, diğer eşin talep edebileceği değer artış payı alacağını doğurur. Bu hesaplamalar, uzman mali müşavir bilirkişiler ve gayrimenkul değerleme uzmanları tarafından yapılan detaylı raporlarla mahkemeye sunulur.
Velayet Düzenlemeleri ve Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Boşanma sürecinin en hassas konusu şüphesiz müşterek çocukların velayetinin kime verileceğidir. Türk hukukunda ve uluslararası sözleşmelerde temel ilke çocuğun üstün yararıdır. Hakim, velayet kararını verirken anne ve babanın taleplerinden ziyade çocuğun bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişimini en iyi hangi ebeveynin sağlayacağını araştırır. Şişli Boşanma Hukuku davalarında, çocukların eğitim standartlarının korunması, okul servis güzergahları ve sosyal çevrelerinin devamlılığı gibi faktörler velayet kararında etkili olmaktadır. Özellikle Nişantaşı bölgesindeki özel okullara devam eden çocukların, boşanma sonrası eğitim hayatlarının aksamaması için gerekli nafaka düzenlemeleri de bu aşamada yapılır. Mahkeme, velayet konusunda karar vermeden önce uzman pedagog ve sosyal çalışmacılardan oluşan bir heyetten sosyal inceleme raporu (SİR) talep eder. Bu uzmanlar, tarafların evlerini ziyaret eder, çocukla ve ebeveynlerle görüşerek çocuğun hangi ortamda daha mutlu ve güvende olacağını raporlar.
Son yıllarda Yargıtay uygulamalarında, idrak çağındaki çocukların (genellikle 8 yaş ve üzeri) görüşlerinin alınması zorunlu hale gelmiştir. Çocuğun kendi iradesiyle hangi ebeveynle kalmak istediğini beyan etmesi, hakimin kararını büyük ölçüde etkiler. Ancak bu tercih, çocuğun manipüle edilip edilmediği uzmanlarca değerlendirildikten sonra dikkate alınır. Velayeti almayan taraf ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişki süresi de çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirlenir. Hafta sonları, sömestr tatilleri ve dini bayramlarda çocuğun diğer ebeveynle geçireceği süreler, bağların kopmaması adına detaylı bir takvime bağlanır. Ebeveynlerden birinin yurt dışında yaşaması veya farklı bir şehre taşınması durumunda, kişisel ilişki düzenlemeleri teknolojinin imkanlarından da yararlanılarak (görüntülü görüşme vb.) yeniden yapılandırılabilir. Ayrıca, ortak velayet kavramı da Türk hukuk uygulamasında yer bulmaya başlamış olup, tarafların anlaşması ve yüksek çatışma bulunmaması halinde çocuğun velayeti her iki ebeveyn tarafından ortaklaşa kullanılabilir.
Nafaka ve Tazminat Taleplerinde Belirleyici Kriterler
Boşanmanın mali sonuçları arasında yer alan maddi ve manevi tazminat ile nafaka türleri, tarafların kusur durumuna ve ekonomik güçlerine göre belirlenir. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Şişli Boşanma Hukuku perspektifinden bakıldığında, bölgedeki yaşam standartlarının yüksekliği, talep edilen tazminat ve nafaka miktarlarını doğrudan yukarı çekmektedir. Harbiye veya Halaskargazi caddesi üzerinde yaşayan bir ailenin aylık giderleri, İstanbul ortalamasının üzerinde olduğundan, mahkemelerin hükmedeceği yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası bu yaşam standardını koruyacak düzeyde olmalıdır. Yargıtay, tazminat miktarını belirlerken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurun ağırlığını ve paranın alım gücünü dikkate alır.
Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın duyduğu elem ve kederin bir nebze olsun giderilmesini amaçlar. Aldatma, şiddet, hakaret veya aşağılama gibi eylemler manevi tazminatın en önemli dayanaklarıdır. Şişli bölgesindeki davalarda, tarafların ödeme gücünün yüksek olması, manevi tazminatın caydırıcılık unsurunu ön plana çıkarmaktadır. Nafaka konusunda ise tedbir nafakası dava süresince, yoksulluk nafakası ise boşanma kesinleştikten sonra ödenir. Yoksulluk nafakası, boşanma ile yoksulluğa düşecek olan tarafa, diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak bağlanabilir. İştirak nafakası ise çocuğun bakımı, eğitimi ve sağlık giderleri için velayeti almayan tarafın ödediği katkı payıdır. Enflasyonist ortamda nafaka miktarlarının her yıl ÜFE/TÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi, alacaklı tarafın mağduriyetini önlemek adına standart bir uygulama haline gelmiştir.
Çağlayan Adliyesi ve Şişli Bölgesindeki Yargılama

Şişli ilçesindeki boşanma ve aile hukuku davalarına, Avrupa’nın en büyük adliye sarayı olan İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan Adliyesi) bakmaktadır. Şişli Merkez, Mecidiyeköy ve çevre mahallelerden metro ve metrobüs ile ulaşımın son derece kolay olduğu Çağlayan Adliyesi, Aile Mahkemeleri’nin yoğun iş yüküyle çalıştığı bir merkezdir. Aile Mahkemeleri genellikle adliyenin belirli bloklarında yer alır ve duruşma günleri oldukça kalabalıktır. Şişli Boşanma Hukuku süreçlerinde deneyimli bir avukatla çalışmak, sadece hukuki bilgi açısından değil, aynı zamanda adliyenin fiziki yapısına ve mahkemelerin kalem işlemlerine hakimiyet açısından da büyük önem taşır. Dava açılırken yatırılması gereken harçlar, gider avansları ve tebligat masrafları her yıl Adalet Bakanlığı tarafından güncellenmektedir. 2026 yılı tarifelerine göre dava açılış masrafları artış göstermiş olup, bu maliyetlerin davanın başında doğru hesaplanması gerekir.
Yargılama süreci, dilekçelerin karşılıklı teati edilmesi, ön inceleme duruşması, tahkikat aşaması, tanıkların dinlenmesi ve sözlü yargılama evrelerinden oluşur. İstanbul gibi büyükşehirlerde çekişmeli boşanma davaları, mahkemelerin iş yoğunluğu nedeniyle ortalama 2 ila 3 yıl sürebilmektedir. Bu süre zarfında alınacak tedbir kararları (uzaklaştırma, tedbir nafakası, geçici velayet vb.) müvekkilin mağduriyetini önlemek için kritik öneme sahiptir. Karar verildikten sonra ise İstinaf ve Yargıtay aşamaları gündeme gelebilir. Özellikle mal paylaşımı ve yüksek tazminatlı dosyalarda üst mahkeme süreçleri de dikkate alınarak uzun vadeli bir strateji belirlenmelidir.
Şişli Boşanma Hukuku Sonuç
Şişli ve çevresindeki semtlerde (Mecidiyeköy, Teşvikiye, Harbiye, Halaskargazi, Fulya) yürütülecek bir boşanma süreci, yüksek ekonomik menfaatlerin ve karmaşık sosyal ilişkilerin iç içe geçtiği çok boyutlu bir hukuki operasyondur. Sürecin başından sonuna kadar Boşanma Hukuku dinamiklerine hakim, yerel mahkeme pratiklerini bilen ve güncel Yargıtay kararlarını yakından takip eden uzman bir hukuki destek almak, hak kayıplarının önüne geçmek için en temel şarttır. Boşanma sadece bir evliliğin bitişi değil, aynı zamanda yeni bir hayatın başlangıcıdır; bu geçiş sürecinin maddi ve manevi en az hasarla atlatılması, doğru kurgulanmış bir hukuki strateji ile mümkündür.
Profesyonel bir yaklaşım, duygusal kararlar yerine rasyonel adımlar atılmasını sağlar. Şirket hisselerinden gayrimenkul portföylerine, çocukların velayetinden nafaka düzenlemelerine kadar her detay, müvekkilin geleceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle, Boşanma Hukuku alanındaki hukuki mücadelenizde, haklarınızı sonuna kadar savunacak, sürecin psikolojik yükünü hafifletecek ve sizi en doğru sonuca ulaştıracak bir yol arkadaşı seçmek, vereceğiniz en önemli kararlardan biri olacaktır.
Şişli Boşanma Hukuku Sık Sorulan Sorular (SSS)
Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Şişli’de ikamet edenler için yetkili adliye Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’dır.
Zina eyleminin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde eylemin üzerinden 5 yıl geçmekle dava açma hakkı düşer. Bu süre hak düşürücü süredir ve hakim tarafından re’sen dikkate alınır.
Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya duruşmada hazır bulunarak anlaşma protokolünü kabul etmeleri halinde, anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanır. Kararın yazılması ve kesinleşmesiyle birlikte süreç ortalama 1 ila 2 ay içinde tamamlanır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, düğünde takılan ziynet eşyaları (kadına veya erkeğe takılmasına bakılmaksızın), kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Ancak erkeğe takılan ve sadece erkeğin kullanımına özgü olan (kol saati gibi) takılar bu kuralın istisnasını oluşturabilir.
Mahkemeler, kardeşlerin birbirlerinden koparılmamasına ve aynı ebeveyn yanında büyümelerine büyük önem verir. Pedagojik açıdan kardeşlik bağının travmayı atlatmada destekleyici olduğu kabul edildiğinden, zorunlu bir sebep olmadıkça kardeşlerin velayeti aynı tarafa verilir.
Şirket hisseleri kural olarak kişisel mal sayılabilir ancak evlilik süresince elde edilen kar payları ve dağıtılmamış karlar edinilmiş mal grubuna girer. Diğer eş, şirketin tasfiye tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak artık değerden katılma alacağı talep edebilir.


