Türkiye’de çalışma hayatının en önemli gündem maddelerinden biri olan bedelli askerlik, çalışanlar için beraberinde pek çok hukuki soruyu da getirmektedir. Özellikle kalıcı hale gelen bedelli askerlik uygulaması, işçi ve işveren arasında “bedelli askerlik kıdem tazminatı” konusunda ciddi belirsizliklere ve anlaşmazlıklara yol açabilmektedir. Bir yanda yılların emeğiyle kazanılmış haklarını korumak isteyen çalışanlar, diğer yanda yasal yükümlülüklerini doğru anlamak isteyen işverenler bulunmaktadır. Bu karmaşık durum, yalnızca finansal bir mesele değil, aynı zamanda binlerce çalışanın kariyer planlamasını doğrudan etkileyen kritik bir hukuki süreçtir.
Bu makale, bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkınızı tüm yönleriyle aydınlatmak, yasal dayanaklarını ortaya koymak ve hak kaybı yaşamamanız için izlemeniz gereken adımları net bir şekilde açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Konunun temelini oluşturan yasal düzenlemeler, güncel Yargıtay kararları ve uygulamadaki püf noktalarıyla, size kapsamlı bir yol haritası sunmayı hedeflemektedir. Unutmayın ki, bedelli askerlik kıdem tazminatı sürecinde atılacak yanlış bir adım, haklarınızın tamamını kaybetmenize neden olabilir.
Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatı Hakkının Hukuki Dayanağı
Bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkının temelini anlamak için Türk İş Hukuku’nun yapısını bilmek gerekir. Günümüzde yürürlükte olan temel kanun 4857 sayılı İş Kanunu’dur. Ancak bu kanun, kıdem tazminatına ilişkin düzenlemeler için bizi daha eski bir kanuna yönlendirir. 4857 sayılı Kanun’un 120. maddesi, 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesinin halen yürürlükte olduğunu belirtir. Dolayısıyla, kıdem tazminatına ilişkin tüm hak ve koşullar, bu tarihi maddede yer almaktadır.
1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi, işçinin hangi durumlarda kıdem tazminatına hak kazanacağını açıkça saymıştır. Genel kural, kendi isteğiyle işten ayrılan (istifa eden) bir işçinin kıdem tazminatı alamayacağı yönündedir. Ancak kanun koyucu, bazı durumları bu genel kuralın dışında tutarak işçiyi koruma altına almıştır. İşte muvazzaf askerlik hizmeti de bu istisnai ve özel durumlardan biridir.
Kanun, iş sözleşmesinin “muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla” işçi tarafından feshedilmesi halinde, işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağını net bir şekilde hükme bağlamıştır. Bu düzenlemenin arkasındaki mantık oldukça derindir. Askerlik hizmeti, bir vatandaşlık görevidir ve işçinin keyfi bir tercihi değil, yasal bir zorunluluğudur. Kanun koyucu, bu anayasal ödevini yerine getiren işçinin, bu süreçte işini kaybetmesi ve yıllarca biriktirdiği kıdem hakkından mahrum kalması gibi bir mağduriyet yaşamasını engellemeyi amaçlamıştır. Bu nedenle askerlik nedeniyle yapılan fesih, işçinin kusurundan kaynaklanan bir istifa olarak değil, kanunun koruduğu haklı bir fesih olarak kabul edilir ve bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkının temelini oluşturur.
Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatına Hak Kazandırır Mı?
Potansiyel müvekkillerimizin en çok merak ettiği soru şudur: 21 günlük temel eğitime dayalı bedelli askerlik, 1475 sayılı Kanun’da belirtilen “muvazzaf askerlik” kapsamına girer mi ve bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkı doğurur mu? Bu sorunun cevabı, yargı içtihatları ile netleşmiştir ve cevap kesin bir şekilde evettir.
1475 sayılı Kanun kaleme alındığında, günümüzdeki gibi kısa süreli bir bedelli askerlik uygulaması mevcut değildi. Bu nedenle kanun metninde “bedelli askerlik” ifadesi geçmez. Bazı işverenler, bu durumu gerekçe göstererek bedelli askerlik yapacak çalışanların kıdem tazminatı hakkı olmadığını iddia edebilmektedir. Ancak bu yorum, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından istikrarlı bir şekilde reddedilmektedir.
Yüksek Mahkeme kararlarına göre, bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkının doğması için askerlik hizmetinin süresi değil, niteliği önemlidir. Bedelli askerlik, askerlik görevinden tamamen muafiyet sağlayan bir uygulama değildir; aksine, bu görevin belirli bir bedel ödenerek ve kısa süreli de olsa fiili bir temel askeri eğitim alınarak yerine getirilmesidir. İşçi, bu süreçte kışlaya teslim olmakta, asker statüsüne girmekte ve silahaltına alınmaktadır. Yargı, fiilen bir gün bile olsa kışlaya teslim olunmasını ve askeri emir komuta zincirine dahil olunmasını, “muvazzaf askerlik hizmeti” koşulunun gerçekleşmesi için yeterli kabul etmektedir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi gibi üst derece mahkemelerinin kararları da bu yöndedir. Bu kararlarda, bedelli askerliğin de 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında bir askerlik hizmeti yapma şekli olduğu ve bu nedenle işçinin bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmadığı vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, işvereninizin “bedelli askerlik sayılmaz” yönündeki bir iddiasının hukuki bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatı Almanın Şartları Nelerdir?
Bedelli askerlik kıdem tazminatı alabilmek için kanunun aradığı belirli koşulların bir arada sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar, hakkın kötüye kullanılmasını önlemek ve yasanın amacına uygun bir şekilde uygulanmasını sağlamak için getirilmiştir.
En Az Bir Yıllık Çalışma (Kıdem) Şartı
Kıdem tazminatına hak kazanmanın en temel ve vazgeçilmez koşulu, işçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir tam yıl çalışmış olmasıdır. Bu süre, işçinin işe başladığı tarihten, askerlik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiği tarihe kadar geçen süredir. Bir yıldan az çalışması olan bir işçi, diğer tüm koşulları sağlasa bile bedelli askerlik kıdem tazminatı alamaz. Ayrıca, bir yıldan artan süreler (örneğin 3 yıl 5 ay gibi) de orantılı olarak hesaba katılır.
İş Sözleşmesinin Askerlik Nedeniyle Feshedilmesi
Bu, bedelli askerlik kıdem tazminatı sürecindeki en kritik usul şartıdır. İşçi, iş sözleşmesini kendisi feshetmeli ve bu feshin gerekçesini açık ve net bir şekilde bedelli askerlik hizmeti olarak belirtmelidir. Genel bir istifa dilekçesi vermek veya herhangi bir gerekçe sunmadan işten ayrılmak, kıdem tazminatı hakkının kaybedilmesine neden olur. Fesih iradesi, yazılı bir dilekçe ile işverene bildirilmeli ve bu dilekçede askerlik görevi nedeniyle işten ayrılma talebi vurgulanmalıdır.
Fesih Zamanlamasının Önemi: “Makul Süre” Kavramı
İş sözleşmesinin feshedilmesi ile askere gidiş tarihi arasında “makul bir süre” bulunmalıdır. Yargıtay, bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla bu kriteri geliştirmiştir. Örneğin, işten ayrıldıktan 1 yıl 9 ay sonra askere giden bir işçinin durumunu inceleyen Yargıtay, bu sürenin makul olmadığına ve feshin askerlik sebebine dayanmadığına karar vermiştir. Bu nedenle, işten ayrılma işlemi, askerlik sevk belgesinin (sülüs) alınmasından sonra ve askere gidiş tarihine yakın bir zamanda yapılmalıdır.
Hakkın Kötüye Kullanılmaması
Kanun, işçiye askerlik görevini yerine getirebilmesi için bir hak tanımıştır. Bu hakkın başka bir amaçla kullanılması, hukuken korunmaz. Örneğin, işçi askerlik nedeniyle işten ayrılıp bedelli askerlik kıdem tazminatı ödemesini aldıktan sonra askere gitmek yerine başka bir işyerinde çalışmaya başlarsa, bu durum hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir ve işveren ödediği kıdem tazminatını geri talep edebilir. Feshin tek ve gerçek nedeni, fiilen askerlik görevini yerine getirmek olmalıdır.
Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatı İçin İşten Ayrılma Süreci
Haklarınızı tam olarak kullanabilmeniz ve olası bir uyuşmazlıkta elinizi güçlü tutabilmeniz için işten ayrılma sürecini hukuka uygun ve eksiksiz bir şekilde yönetmeniz hayati önem taşır. Bu süreç, sadece bir formalite değil, bedelli askerlik kıdem tazminatı talebinizin ispatı için bir delil toplama faaliyetidir.
- Resmi Belgelerinizi Alın: Süreci başlatmadan önce e-Devlet üzerinden veya askerlik şubesinden askerlik sevk belgenizi (halk arasında bilinen adıyla “sülüs”) mutlaka almanız gerekir. Bu belge, askere alınacağınızın ve birliğe teslim olmanız gereken tarihlerin resmi kanıtıdır. Sülüs belgesi olmadan yapacağınız bir fesih bildirimi, işveren tarafından geçersiz sayılabilir.
- Fesih Dilekçenizi Hazırlayın: İş sözleşmenizi sona erdirmek için yazılı bir dilekçe hazırlamanız şarttır. Bu dilekçede;
- İşyerinde çalışmaya başladığınız tarih belirtilmelidir.
- İş sözleşmesini “bedelli askerlik görevimi ifa etmek amacıyla” feshettiğiniz açıkça yazılmalıdır.
- 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine atıf yapılarak bedelli askerlik kıdem tazminatı ve diğer yasal alacaklarınızın ödenmesi talep edilmelidir.
- Dilekçenin ekine, aldığınız askerlik sevk belgesinin bir kopyası mutlaka konulmalıdır.
- Dilekçeyi İşverene Usulüne Uygun Teslim Edin: Hazırladığınız dilekçeyi ve ekindeki sevk belgesini işverene teslim ettiğinizi yasal olarak ispatlayabilecek bir yöntem seçmelisiniz. En güvenilir yöntem, dilekçeyi noter aracılığıyla ihtarname şeklinde göndermektir. Bu yöntem, gelecekteki olası bir davada en güçlü deliliniz olacaktır. Alternatif olarak, dilekçeyi işyerinin evrak kayıt birimine veya insan kaynakları departmanına “tarih ve imza karşılığında” teslim alabilirsiniz.
- İhbar Süresi Yükümlülüğünüz Yoktur: Askerlik nedeniyle işten ayrılma, haklı bir fesih olduğundan, işçinin kanunda belirtilen ihbar sürelerine uyma zorunluluğu yoktur. Yani, dilekçenizi verdikten sonra haftalarca çalışmak zorunda değilsiniz. Aynı şekilde, işveren de sizden ihbar süresine uymadığınız gerekçesiyle ihbar tazminatı talep edemez.
Kıdem Tazminatı mı, Ücretsiz İzin mi?
Bedelli askerlik düzenlemesi, işçiye iki temel seçenek sunmaktadır: İş sözleşmesini feshederek bedelli askerlik kıdem tazminatı almak ya da iş sözleşmesini askıya alarak ücretsiz izin kullanmak. Bu iki seçenek arasında karar verirken, kariyer hedeflerinizi ve finansal durumunuzu dikkatle değerlendirmeniz gerekir. Her iki yolun da kendine özgü avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.
Aşağıdaki tablo, karar verme sürecinize yardımcı olmak amacıyla iki seçeneğin sonuçlarını karşılaştırmaktadır:
| Özellik | İş Sözleşmesini Feshetme (Kıdem Tazminatı Alma) | Ücretsiz İzin Talep Etme |
| Kıdem Tazminatı | Bedelli askerlik kıdem tazminatı hak kazanılır ve fesih tarihinde ödenmesi gerekir. | Hak kazanılmaz, çünkü iş sözleşmesi devam etmektedir. |
| İş Sözleşmesi Durumu | Kalıcı olarak sona erer. | Askerlik süresince askıya alınır, hukuken devam eder. |
| Askerlik Sonrası Durum | Terhis sonrası 2 ay içinde işe geri dönme başvurusu yapma hakkı doğar. İşveren, boş pozisyon varsa almakla yükümlüdür; almazsa 3 aylık ücret tutarında tazminat öder. | Askerlik bitiminde işe otomatik olarak ve aynı koşullarla devam edilir. |
| İşsizlik Maaşı | Askerlik dönüşü, diğer şartlar sağlanıyorsa İŞKUR’a başvurulabilir. | Başvurulamaz, çünkü işsizlik durumu söz konusu değildir. |
| Kıdem Süresi | Önceki çalışma süresi sıfırlanır. İşe geri dönülürse yeni bir hizmet süresi başlar. | Kaldığı yerden devam eder (askerlikte geçen süre kıdeme eklenmez). |
| Kimler İçin Uygun? | Mevcut işinden ayrılmayı düşünen, nakit ihtiyacı olan veya işvereniyle ilişkisini sonlandırmak isteyenler için idealdir. | Mevcut işinden, pozisyonundan ve çalışma koşullarından memnun olan ve askerlik dönüşü aynı işe devam etmek isteyenler için uygundur. |
Bu tablo, seçiminizi yaparken göz önünde bulundurmanız gereken en önemli faktörleri özetlemektedir. Kararınız, tamamen kişisel önceliklerinize bağlıdır.
Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Bedelli askerlik kıdem tazminatı, işçinin son aldığı giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Bu kavram, birçok çalışanın bilmediği ve bu nedenle hak kaybına uğradığı önemli bir detaydır. Giydirilmiş brüt ücret, sadece aylık net maaşınız değildir.
Giydirilmiş Brüt Ücret = Aylık Brüt Maaş + Süreklilik Arz Eden Diğer Tüm Menfaatler
Bu menfaatlere şunlar dahildir :
- Yol ücreti (nakit veya kart)
- Yemek ücreti (nakit veya kart)
- Düzenli olarak ödenen ikramiyeler (yıllık toplamı 12’ye bölünerek aylık tutar bulunur)
- Yakacak, gıda, giyim gibi sosyal yardımlar
- Özel sağlık sigortası veya hayat sigortası primleri (işveren tarafından ödenen kısım)
Hesaplama şu adımlarla yapılır:
- Giydirilmiş Brüt Ücret Tespiti: Yukarıdaki tüm unsurlar toplanarak işçinin 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti bulunur.
- Tam Yılların Hesaplanması: İşçinin çalıştığı her tam yıl için bir aylık (30 günlük) giydirilmiş brüt ücreti hesaplanır.
- Artan Sürelerin Hesaplanması: Bir yıldan arta kalan aylar ve günler için oransal hesaplama yapılır. Bunun için önce giydirilmiş brüt ücret 365’e bölünerek günlük ücret bulunur. Ardından bu günlük ücret, artan gün sayısı ile çarpılır.
- Toplam Brüt Kıdem Tazminatının Bulunması: Tam yıllar için hesaplanan tutar ile artan süreler için hesaplanan tutar toplanır.
- Kesinti: Bulunan toplam brüt tutardan sadece binde 7,59 () oranında damga vergisi kesilir. Kıdem tazminatından gelir vergisi veya SGK primi kesintisi yapılmaz.
Örnek Hesaplama: 5 yıl 6 ay çalışmış bir işçinin son aylık brüt maaşı 25.000 TL, aylık brüt yol ve yemek yardımı toplamı 5.000 TL olsun.
- Giydirilmiş Brüt Ücret: 25.000+5.000=30.000 TL
- 5 Tam Yıl İçin: 5×30.000=150.000 TL
- 6 Ay (180 gün) İçin: (30.000/365)×180≈14.794,52 TL
- Toplam Brüt Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatı: 150.000+14.794,52=164.794,52 TL
- Damga Vergisi: 164.794,52×0.00759≈1.250,80 TL
- Net Ödenecek Kıdem Tazminatı: 164.794,52−1.250,80=163.543,72 TL
Unutulmamalıdır ki, kıdem tazminatının bir tavanı vardır ve bu tavan her altı ayda bir güncellenir. İşçinin giydirilmiş brüt ücreti bu tavanı aşsa bile, hesaplama tavan tutar üzerinden yapılır.
Askerlik Sonrası İşe Geri Dönme Hakkı ve Koşulları
Bedelli askerlik kıdem tazminatı alarak işten ayrılan bir işçinin, askerlik görevi bittikten sonra eski işyerine dönme hakkı da kanunla güvence altına alınmıştır. Ancak bu hak, mutlak bir işe iade garantisi anlamına gelmez ve belirli koşullara tabidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 31. maddesine göre, askerlik görevini tamamlayan işçi, terhis tarihinden itibaren iki ay içinde eski işverenine başvurarak işe alınmasını talep edebilir. İşveren, bu talebi aldığında şu yükümlülük altındadır:
- Eğer işçinin eski pozisyonu veya benzer nitelikte bir pozisyon boş ise, işçiyi derhal işe almak zorundadır.
- Eğer o an için boş bir pozisyon yoksa, boşalacak ilk işe başka adaylar yerine askerden dönen eski işçisini tercih etmekle yükümlüdür.
İşveren, bu yükümlülüğünü haklı bir neden olmaksızın yerine getirmezse, yani boş pozisyon olmasına rağmen işçiyi işe almazsa, işçiye üç aylık ücreti tutarında bir tazminat ödemek zorunda kalır.
Burada çok önemli bir hukuki ayrım vardır: Bu hak, iş güvencesi kapsamındaki “işe iade davası” ile karıştırılmamalıdır. Askerlik nedeniyle iş sözleşmesi zaten sona erdiği için, işçi işe alınmadığında işe iade davası açamaz. İşçinin talep edebileceği hak, kanunda özel olarak düzenlenmiş olan bu üç aylık tazminattır. İşverenin işe almama kararının meşru olup olmadığı (örneğin, gerçekten boş pozisyon olup olmadığı) bir uyuşmazlık konusu olabilir ve bu durumda ispat yükü genellikle işverene aittir.
İşveren Bedelli Askerlik Kıdem Tazminatını Ödemezse Ne Yapılmalı?
Tüm yasal koşulları yerine getirmenize rağmen işvereniniz bedelli askerlik kıdem tazminatı ödemenizi yapmayı reddederse veya eksik öderse, yasal yollara başvurma hakkınız bulunmaktadır. 2018 yılından itibaren işçilik alacaklarına ilişkin davalarda yeni bir süreç getirilmiştir ve bu süreci bir avukatla yönetmek, haklarınıza en hızlı ve eksiksiz şekilde ulaşmanızı sağlar.
Zorunlu Arabuluculuk Süreci
Bedelli askerlik kıdem tazminatı alacağı için doğrudan İş Mahkemesi’nde dava açılamaz. Öncelikle zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurmak yasal bir şarttır. Arabuluculuk, tarafsız bir arabulucu eşliğinde tarafların anlaşmaya çalışması sürecidir. Bu süreç genellikle 3 hafta sürer ve zorunlu hallerde 1 hafta daha uzatılabilir. Eğer arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanırsa, imzalanan “anlaşma tutanağı” mahkeme kararı niteliğindedir ve ilamlı icra yoluyla tahsil edilebilir.
İş Mahkemesinde Dava Açılması
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde, arabulucu tarafından bir “son tutanak” düzenlenir. Bu tutanak ile birlikte, yetkili İş Mahkemesi’nde bedelli askerlik kıdem tazminatı alacağı davası açılabilir. Bu aşamada, fesih bildiriminiz, sevk belgeniz, hizmet dökümünüz ve ücretinize ilişkin belgeler en önemli delilleriniz olacaktır. Bu nedenle, işten ayrılma sürecini belgeli ve usulüne uygun yürütmenin önemi burada bir kez daha ortaya çıkar.
Talep Edilebilecek Faiz ve Zamanaşımı Süresi
İşverenin kıdem tazminatını zamanında ödememesi, işçi lehine önemli bir hak doğurur. Kıdem tazminatına, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir. Bu faiz oranı, yasal faiz oranından çok daha yüksektir ve işverenin ödemeyi geciktirmesi durumunda alacağınızın miktarını önemli ölçüde artırır. Bu durum, işvereni uzlaşmaya teşvik eden güçlü bir yasal araçtır. Bedelli askerlik kıdem tazminatı alacağı için zamanaşımı süresi, iş akdinin feshinden itibaren 5 yıldır. Bu süre içinde arabuluculuğa başvurulmaz veya dava açılmazsa, alacak zamanaşımına uğrar ve talep hakkı kaybedilir.
Sonuç
Bedelli askerlik kıdem tazminatı, kanun ve Yargıtay kararlarıyla güvence altına alınmış temel bir işçi hakkıdır. Bedelli askerlik hizmetinin kısa süreli olması, bu hakkı ortadan kaldırmaz. Ancak bu haktan tam olarak faydalanabilmek, doğru zamanda ve doğru adımların atılmasına bağlıdır. İş sözleşmesinin askerlik gerekçesiyle ve resmi belgelerle usulüne uygun olarak feshedilmesi, sürecin en kritik aşamasıdır. İşçinin bedelli askerlik kıdem tazminatı alarak işten ayrılma veya ücretsiz izin kullanma seçeneklerini kendi durumu özelinde dikkatle değerlendirmesi gerekir. Olası bir uyuşmazlık durumunda ise zorunlu arabuluculuk ve dava süreçleri, hak arama mekanizmalarını oluşturmaktadır. Bu süreçte hak kaybı yaşamamak adına bir İstanbul İş Hukuku Avukatı ile çalışmak, atılacak en doğru adımdır. Alanında uzman bir İstanbul İş Hukuku Avukatı, dosyanızı titizlikle inceleyerek tüm yasal haklarınızı korumanızı sağlayacaktır.
Sık Sorulan Sorular
Bedelli askerlikte ücretsiz izin kullanırsam bedelli askerlik kıdem tazminatı alabilir miyim?
Hayır. Bedelli askerlik kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı bir haktır. Ücretsiz izin kullandığınızda iş sözleşmeniz sona ermez, sadece askıya alınır. Bu nedenle kıdem tazminatı ödenmez.
Askerlik nedeniyle işten ayrılırken ihbar tazminatı ödemem gerekir mi?
Hayır. Askerlik nedeniyle fesih, haklı bir fesih olduğundan, işçinin ihbar süresine uyma zorunluluğu yoktur. İşveren sizden ihbar tazminatı talep edemez.
İşverenim “bedelli askerlik sayılmaz, kıdem tazminatı ödemem” diyor, ne yapmalıyım?
Bu iddia hukuken yanlıştır. Yargıtay’ın yerleşik kararları, bedelli askerliğin de bedelli askerlik kıdem tazminatı hakkı kazandırdığını açıkça belirtmektedir. İşten ayrılma sürecini noter kanalıyla ve resmi belgelerle başlatarak hakkınızı yasal zeminde talep etmelisiniz.
Askerden dönünce hemen işsizlik maaşı alabilir miyim?
Askerlik dönüşü işsizlik ödeneği alabilmek için terhis tarihinden itibaren 30 gün içinde İŞKUR’a başvurmanız gerekir. Askere gitmeden önce işsizlik maaşına hak kazanmışsanız, kalan süreyi askerlik dönüşü alabilirsiniz. Aksi takdirde, genel prim ödeme koşullarını sağlıyorsanız yeni bir başvuru yapabilirsiniz.
Bedelli askerlik kıdem tazminatım taksitle ödenebilir mi?
Kıdem tazminatının kural olarak peşin ve tek seferde ödenmesi gerekir. Ancak işçi olarak siz bu duruma açıkça rıza gösterirseniz, taksitle ödeme yapılması mümkündür. Sizin onayınız olmadan işveren tek taraflı olarak taksitlendirme yapamaz.
İşten ayrıldıktan ne kadar sonra askere gitmeliyim?
İşten ayrılma ile askere teslim olma tarihi arasında “makul bir süre” olmalıdır. Yargıtay, aylar süren uzun boşlukları hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlayabilmektedir. İdeal olan, sevk belgenizi aldıktan sonra ve askere gidişinize yakın bir tarihte işten ayrılmaktır.
Tazminatımı alıp askerden döndükten sonra aynı işyerine geri dönersem kıdemim birleşir mi?
Hayır. Bedelli askerlik kıdem tazminatı ödemesini aldığınızda, o tarihe kadarki çalışma süreniz tasfiye edilmiş, yani sıfırlanmış olur. Askerlik dönüşü aynı işyerinde tekrar işe başlarsanız, bu yeni bir iş sözleşmesi sayılır ve kıdem süreniz sıfırdan başlar.



