Boşanma süreçleri, evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte kişisel ve duygusal zorlukların yanı sıra, özellikle eşlerden birinin limited şirket ortağı olduğu durumlarda, karmaşık ve yüksek değerli bir mali tasfiye sürecini de kaçınılmaz olarak beraberinde getirir. Boşanmada limited şirket paylaşımı, Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin kesişim noktasında yer alan, derinlemesine uzmanlık ve titiz bir mali analiz gerektiren bir hukuk alanıdır. Bu davalar, sadece bir malın bölüşülmesinden ibaret olmayıp, şirketin yıllar içindeki büyüme potansiyelinin ve gerçek ekonomik değerinin ortaya çıkarılmasını zorunlu kılar.
Bu kapsamda, potansiyel müvekkiller için en kritik aşama, şirketin kendisinin değil, eşin sahip olduğu şirket payının hukuki niteliğinin ve mal rejiminin sona erdiği tarihteki gerçek sürüm değerinin doğru bir şekilde tespit edilmesidir. Limited şirket payının mal rejimi tasfiyesine dâhil edilmesi, hissedar olmayan eşin haklarını güvence altına alırken, şirketin ticari faaliyetlerinin aksamamasını sağlamayı gerektirir. Bu detaylı hukuki yol haritası, avukat arayışındaki müvekkillere sürecin stratejik risklerini, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kapsamında elde edilecek hakları ve bu hakların korunması için atılması gereken adımları net bir şekilde göstermeyi amaçlamaktadır. Unutmayın, hakkınızı tam olarak almanız, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı konusundaki hukuki stratejinizin sağlamlığına bağlıdır.
Boşanmada Limited Şirket Paylaşımında Hukuki Sınıflandırma: Kişisel Mal mı, Edinilmiş Mal mı?
Limited şirket payının boşanma sonrasındaki mal paylaşımına konu olup olmayacağı, öncelikle payın Türk Medeni Kanunu’nun 218 ve devamı maddelerinde düzenlenen Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kapsamında, edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunun belirlenmesine bağlıdır. Bu sınıflandırma, tasfiyede esas alınacak değeri ve diğer eşin talep edebileceği alacağın miktarını doğrudan etkilediği için davanın sonucunu kökten değiştiren en kritik hukuki tespittir. Doğru bir tespitle, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davanızda üstünlük sağlamak mümkündür.
Boşanmada Limited Şirket Paylaşımında Evlilik Öncesi Edinimler ve Kişisel Mal Niteliği
Evlilik Öncesi Edinimler ve Kişisel Mal Niteliği (TMK m. 220)
Türk Medeni Kanunu m. 220 b. 2 hükmü uyarınca, bir eşin evlilik birliği başlamadan önce sahip olduğu limited şirket payları, mutlak olarak kişisel mal sayılmaktadır. Bu kural, payın evlilik sırasında edinilmiş olmasına rağmen, miras yoluyla veya karşılıksız kazandırma (bağış) yoluyla edinilmesi halinde de geçerlidir; bu tür paylar da kişisel mal niteliğini korur. Dolayısıyla, şirketin kendisi, yani payın ana değeri, tasfiyeye konu edilmez ve diğer eş pay üzerinde hak iddia edemez. Bu durum, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davalarında sıklıkla yanlış anlaşılan temel bir hükümdür.
Ancak, bu temel kuralda gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir hukuki ayrım vardır. Şirket payının kişisel mal olması, şirketten elde edilen tüm değerlerin de kişisel mal olacağı anlamına gelmez. Kişisel mal niteliğindeki şirketin, evlilik birliği süresince aktif yönetim sonucu elde ettiği getiriler ve kârlar, TMK uyarınca edinilmiş mal olarak kabul edilir. Bu ayrım, şirketin sadece pasif bir yatırım aracı olmaktan öte, aktif ticari faaliyet yürütmesi durumunda hissedar olmayan eşin haklarını korur.
Edinilmiş Mal Kavramı ve Evlilik Birliği İçinde Kurulan Şirketler
Şirket payının edinilmiş mal olarak kabul edilebilmesi için, evlilik birliği devam ederken ve eşlerin ortak kazançları kullanılarak (karşılıklı kazandırma yoluyla) kurulmuş veya satın alınmış olması gerekmektedir. Tıpkı bir gayrimenkul veya aracın alımında olduğu gibi, bu kategorideki şirket payları da mal paylaşımına konu olur. Edinilmiş mal olarak tescil edilen paylar üzerinden, mal rejiminin tasfiyesinde diğer eşin Katılma Alacağı talebi doğar. Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davası, bu alacağın tespiti üzerine kuruludur.
Şirketin Kendisi Değil, Pay Değeri Paylaşılır
Limited şirket, hukuksal olarak eşlerden ayrı, bağımsız bir tüzel kişiliğe sahiptir. Bu, mal paylaşımı davasında paylaşımın şirket varlıkları (menkul veya gayrimenkuller) üzerinden değil, bizzat eşin sahip olduğu şirket hissesinin parasal değeri üzerinden yapılacağı anlamına gelir. Hissedar olmayan eşin talebi, şirketin tasfiyesi (kapatılması) yönünde değildir. Talep, eşin payının mal rejiminin sona erdiği tarihteki gerçek değerinin hesaplanması ve bu değerin yarısı üzerinden kendisine nakdi ödeme yapılmasıdır. Bu hassas nokta, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı sürecinin ticari hayata müdahale etmemesi için kritiktir.
Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı Süreci: Tasfiye, Tarih Tespiti ve Katılma Alacağı
Mal rejiminin tasfiyesi, limited şirket payının hangi tarihteki değerinin esas alınacağı, hangi gelirlerin paylaşıma konu edileceği ve hissedar olmayan eşin hukuki olarak ne talep edebileceği gibi kritik adımları içerir. Bu aşamada, şirketin mali tablolarının detaylı analizi ve hukuki çerçeveye oturtulması şarttır. Bu hukuki inceleme, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davasının sonucunu doğrudan etkileyecektir.
Limited Şirket Paylaşım Süreci: Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Katılma Alacağı
Mal Rejiminin Sona Erme Anı ve Tarih Tespiti
Türk Medeni Kanunu m. 225/2 hükmüne göre, boşanma davası açıldığı anda mal rejimi yasal olarak sona erer ve bu tarih, mal rejiminin tasfiyesinde esas alınacak tarihi belirler. Limited şirket payının değerlemesi yapılırken, bu mal rejiminin sona erdiği an (dava tarihi) esas alınarak, şirketin o andaki durumu belirlenmeli, ancak değerleme (para miktarı tespiti) tasfiye (karar) tarihindeki sürüm değeri üzerinden yapılmalıdır. Bu iki tarih arasındaki değerleme farkının dikkate alınması, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde veya şirketin hızla değer kazandığı durumlarda adil bir paylaşımın temelini oluşturur ve alacağın değerini korur.
Hissedar Olmayan Eşin Temel Hakkı: Katılma Alacağı
Boşanmada limited şirket paylaşımında hissedar olmayan eşin talep edebileceği temel hukuki hak, Katılma Alacağı’dır (TMK m. 231 vd.). Bu alacak, evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlığı değerlerinin yarısı üzerindeki nakdi bir taleptir. Önemle belirtilmelidir ki, bu alacak hakkı, eşi şirkete ortak yapma veya yönetimde söz sahibi kılma yetkisi vermez. Limited şirket payının toplam edinilmiş mal değeri tespit edildikten sonra, bu değerin yarısı diğer eşe nakit olarak ödenmek üzere mahkemece hükmedilir.
Şirket Karlarının ve Yatırımlarının Durumu: Edinilmiş Değerler
Limited şirketin payı evlilik öncesinden kalma dahi olsa, evlilik birliği süresince elde edilen sene sonu kârları (yani şirketin gelirleri) hukuken edinilmiş mal sayılır. Şirket sahibi eş, bu kârları ortaklara dağıtmak yerine, şirketin sermayesini artırmak, yeni tesis kurmak veya makine alımı gibi faaliyetlerle yatırıma dönüştürebilir. Bu yatırıma dönüştürülen miktarlar da edinilmiş mal olarak kabul edilmek zorundadır ve tasfiyede bu değerler dikkate alınır.
Bu noktada, avukatın rolü, şirketin sadece resmi olarak dağıtılmış kârlarına odaklanmak yerine, şirketin bilançolarını derinlemesine inceleyerek dağıtılmamış, ancak sermayeye eklenmiş veya yatırıma dönüşmüş gizli kârları tespit etmektir. Örneğin, bir şirket 10 TL kâr elde ettiğinde, bunun 4 TL’sini yatırıma dönüştürmüşse ve muhasebe kayıtlarında sadece 6 TL kâr gözüküyorsa, yatırıma dönüştürülen 4 TL’nin de edinilmiş mal rejimine dâhil edilmesi ve paylaşıma esas alınması sağlanmalıdır. Ayrıca, şirket bilançolarında gösterilen rakamlar brüttür; vergiler ve diğer yasal yükümlülükler düşülerek elde edilecek net miktarın tasfiyeye konu edilmesi hukuki bir zorunluluktur. Bu netleştirme işlemi, katılma alacağının haksız yere yüksek gösterilmesini veya düşürülmesini engeller. Bu detaylı inceleme, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davasının başarıya ulaşmasında hayati rol oynar.
Katkı Payı Alacağı Talebi
Eğer limited şirket payı, evlilik birliği öncesinden kalma miras veya bağış gibi kişisel mal niteliğindeyse, diğer eşin bu şirketin büyümesi, geliştirilmesi veya payın edinimi için kendi kişisel malvarlığından doğrudan bir mali katkısı mevcutsa, diğer eş bu katkı payını isteyebilecektir. Katkı payı alacağı, katılma alacağından farklı olarak, eşin fiili mali katkısına odaklanır ve şirketin genel değer artışından bağımsız olarak talep edilebilir.
Gerçek Sürüm Değerinin Tespiti
Limited şirket payının gerçek değerinin tespiti, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davalarında en teknik ve ihtilaflı aşamadır. Hukuki süreç, şirketin gerçek pazar değerinin, sadece muhasebe kayıtlarına bakılarak değil, Yargıtay’ın belirlediği kapsamlı ve uzman mali yöntemlerle belirlenmesini şart koşar.
Gerçek Sürüm Değerinin Tespiti ve Yargıtay Kriterleri (H3)
Basit Bilanço Değerlemesinin Yetersizliği ve Hukuki Zorunluluk
Yargıtay içtihatları, limited şirket hissesinin değerinin tespitinde yalnızca şirket bilançolarının esas alınmasını kesinlikle yetersiz kabul etmektedir. Bunun nedeni, bilançoların şirketin piyasadaki gerçek sürüm değerini (örneğin, marka değeri, şerefiye veya gelecek kâr potansiyeli gibi soyut değerleri) yansıtmamasıdır. Bu nedenle, hukuki strateji, şirketin bir bütün olarak özel şirket değerleme yöntemleri ile hesaplanmasını sağlamaktır. Bu, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davasının adil sonuçlanması için zorunludur.
Değerleme, mal rejiminin sona erdiği andaki (dava tarihi) durumu esas alınarak, şirketin tasfiye (karar) tarihindeki sürüm değeri üzerinden yapılmalıdır. Sürüm değeri, şirketin ‘işleyen bir ticari teşebbüs’ olarak piyasada alıcı bulabileceği en adil fiyatı ifade eder ve bu, hissedar olmayan eşin alacağını maksimize eden temel hukuki gerekliliktir.
Değerlemede Dikkate Alınacak Kapsamlı Kriterler
Bilirkişi heyeti, limited şirket payının gerçek değerini belirlerken, şirketin salt bilanço verilerinin ötesinde birçok maddi ve gayri maddi faktörü dikkate almak zorundadır. Yargıtay’ın da esas aldığı bu kriterler, şirketin gelecekteki kazanç potansiyelini de yansıtır :
- Sektörel Konum ve Büyüklük: Şirketin faaliyet gösterdiği sektördeki konumu, büyüklüğü ve piyasadaki büyüme hızı incelenir.
- Mali Durum ve Kar Hareketleri: Dönem net zararları mahsup edildikten sonra şirketin sermayesi, geçmiş yıl karları ve kar yedekleri hesaplanır.
- Yönetim ve Teknoloji: Şirketin kullandığı teknoloji, makine ve tesisatın durumu, araştırma geliştirme faaliyetleri, müşteri portföyü ve yönetim kadrosunun yeterliliği gibi soyut değerler değerlendirilir.
- Sermaye ve Kar Payı Hareketleri: Özellikle dikkat edilmesi gereken husus; kar payının sermayeye eklenip eklenmediği, kar payının yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediği ve sermaye artırımı yapılmışsa bunun edinilmiş mallardan karşılanıp karşılanmadığıdır. Bu hareketler, edinilmiş malın şirketin pay değerini ne ölçüde artırdığını gösterir.
En Yaygın Kullanılan Şirket Değerleme Yöntemleri
Limited şirketlerin değerlemesinde, şirketin sektörüne ve finansal yapısına göre farklı yöntemler stratejik olarak kullanılır. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin alacağını maksimize etmek için şirketin niteliğine en uygun değerleme yönteminin kullanılmasını sağlamalıdır.
- Aktif Bazlı Yaklaşımlar: Bu yöntem, şirketin varlıklarının net değerinden borçlarının toplamının çıkarılmasıyla elde edilen değeri esas alır. Tasfiye değeri veya yeniden yapma değeri bu kapsamdadır. Bu yaklaşım, genellikle gayrimenkul holding şirketleri için minimum bir satın alma fiyatı olarak kullanılır.
- Gelir Bazlı Yaklaşımlar: Bu, şirketin süreklilik arz eden gelir üretme kabiliyetine odaklanır ve şirketin gelecekteki performansını tahmin etmeyi amaçlar. İndirgenmiş Nakit Akımları (Net Bugünkü Değer) yöntemi, kârlı ve büyüme potansiyeli yüksek olan ticari teşebbüsler için şirketin gerçek sürüm değerini en doğru şekilde yansıttığı için tercih edilir.
- Piyasa Bazlı Yaklaşımlar: Bu yöntem, benzer sektördeki karşılaştırılabilir şirketlerin fiyatlamalarına (satışlar, kârlar, defter değeri gibi ortak değişkenler bağlamında) bakarak değer tahmini yapar (Çarpan Analizi). Piyasa değerini korumak için önemlidir, ancak piyasa fiyatının her zaman şirketin gerçek değerini yansıtmaması riski mevcuttur.
Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davasında, avukatın Gelir Bazlı Yaklaşımın kullanılmasını talep etmesi, şirketin sadece mevcut varlıklarını değil, gelecekteki kazançlarını da fiyata yansıtarak Katılma Alacağı miktarını en yüksek seviyeye çıkarmayı hedefler.
Boşanmada Limited Şirket Paylaşımında Riskler
Yüksek değerli mal rejim tasfiyelerinde, şirket sahibi eşin mal paylaşımını engellemek, ertelemek veya alacak miktarını azaltmak amacıyla hileli ticari ve hukuki işlemler yapma riski yüksektir. Bu durum halk arasında yaygın olarak mal kaçırma olarak bilinir. Hukuki süreçte başarılı olmak, bu riskleri önceden öngörmeyi ve doğru zamanda agresif hukuki koruma tedbirlerini almayı gerektirir. Boşanmada limited şirket paylaşımı hakkınızın güvence altına alınması, hızlı ve doğru adımlar atmanıza bağlıdır.
Mal Kaçırma Riskleri, Hileli İşlemler ve Hukuki Koruma Yolları
Hileli Devirler ve Şirket Değerini Gizleme Çabaları
Mal rejiminin sona ermesinden (dava tarihinden) hemen önce, eşler şirket paylarını muvazaalı (danışıklı) sözleşmelerle üçüncü kişilere devredebilir, rayiç değerinin altında satış yapabilir veya şirketin aktiflerini kasten borçlandırarak değerini düşük gösterebilirler. Yargıtay, bu tür hileli devirlere karşı net kararlar almıştır. Eğer şirket hissesinin devredildiği diğer eş tarafından bilinseydi, mal rejimini hiç yapmayacağı veya daha iyi şartlarda yapacağı anlaşılıyorsa, hileli işlemin şartları oluşmuş sayılır. Bu durumda, avukatın görevi, bu muvazaayı ispatlayarak işlemin iptalini veya tasfiye hesabına dâhil edilmesini sağlamaktır.
İhtiyati Tedbir Talebi
Potansiyel mal kaçırma riskine karşı başvurulacak ilk ve en güçlü hukuki yol İhtiyati Tedbir kararıdır. İhtiyati tedbir, limited şirket payı üzerinde geçici bir hukuki koruma sağlar. Bu tedbir kararı, payın üçüncü kişilere devredilmesini, pay üzerinde rehin hakkı kurulmasını veya şirketin kritik varlıklarının (taşınmazlar, yüksek değerli makineler) elden çıkarılmasını engeller.
Bu stratejik uygulama, boşanma davasıyla birlikte veya mal paylaşımı davası açılır açılmaz acilen talep edilmelidir. Tedbir talebinin amacı, sadece hissenin devrini durdurmak değil, aynı zamanda şirket sahibi eşin, şirketin mali yapısını bozacak (örneğin, şüpheli alacaklar yaratacak) ticari işlemleri yapmasını da önlemeye yönelik olmalıdır.
Üçüncü Kişilere Karşı Eksik Katılma Alacağı Davası
Türk Medeni Kanunu, eşin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde karşılıksız kazandırmalar (bedelsiz bağışlar) yapması veya alacaklı eşin haklarını azaltmak amacıyla devirler gerçekleştirmesi durumunda (eklenecek değerler), bu işlemler nedeniyle Katılma Alacağı tamamen tahsil edilemiyorsa, diğer eşe üçüncü kişilere karşı Eksik Katılma Alacağı Davası açma imkânı tanır.
Bu davanın temel şartları, karşılıksız bir kazandırmanın bulunması ve katılma alacağının eski eşten icra yoluyla tahsil edilememiş olmasıdır. Bu hukuki mekanizma, mal kaçırma niyetiyle hareket eden eşin, malı devrettiği üçüncü kişiyi de hukuki sürece dâhil ederek alacağın o kişiden tahsilini mümkün kılar.
Ticaret Hukuku Çerçevesinde Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı Sınırlamaları
Mal paylaşımı davaları Aile Hukuku kapsamında görülse de, konu limited şirket payı olunca, Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri devreye girer. Bu durum, hissedar olmayan eşin talep edebileceği alacağın niteliğini ve tahsilat yöntemini sınırlar. Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davasının Ticaret Hukuku yönü, uzman bir avukatlık hizmetini zorunlu kılar.
Şirket Ortaklık Yapısının Hukuki Kısıtlamaları (TTK ve Pay Devri)
Limited şirketlerde esas sermaye payının devri veya rehni, TTK m. 600 uyarınca noter huzurunda yazılı şekil şartına ve şirket sözleşmesiyle belirlenmişse genel kurulun onayına bağlanabilir. Bu kısıtlamalar, hissedar olmayan eşin, Katılma Alacağı’na karşılık şirket hissesini zorla devralma talebini hukuken imkânsız hale getirir (istisnai durumlar hariç).
Bu durumun temel sonucu şudur: Hissedar olmayan eşin limited şirketten elde edeceği hak, payın kendisine devri değil, sadece payın parasal karşılığı olan nakdi bir alacaktır. Şirket sahibi eş, şirketin yönetimini ve kontrolünü kaybetmeden bu mali yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. Karar kesinleştikten sonra, nakdi alacağın tahsili için icra takibi başlatılır ve eğer ödeme yapılmazsa, tedbir altındaki şirket hisselerinin icra yoluyla satışı gündeme gelebilir. Ancak bu satışın dahi TTK kurallarına uygun yapılması, tahsilat sürecinin de stratejik yönetimini gerektirir.
Boşanmanın Şirket Faaliyetlerine Etkisi ve Tasfiye
Boşanmada limited şirket paylaşımı davası, limited şirketin tüzel kişiliğini sona erdirmez veya şirket faaliyetlerinin durmasını gerektirmez. Şirket, davadan bağımsız olarak ticari hayatına devam eder. Mal paylaşımı davası yalnızca ortaklardan birinin payının değerinin hesaplanmasına odaklanır.
Limited şirketin tasfiyesi (kapatılması), ancak TTK’da sayılan, örneğin ortakların isteği (isteğe bağlı tasfiye), mahkeme kararı veya şirketin borçlarının varlıklarından fazla olduğu iflas durumları gibi istisnai hallerde söz konusu olur. Boşanma tek başına şirketi zorunlu tasfiyeye götürmez. Eğer şirket tasfiye haline girerse, mali işlemler ve borçların kapatılması, şirket “Tasfiye Halinde” ibaresiyle faaliyet gösterirken tasfiye memuru tarafından yürütülür.
Şirket Varlıklarının Mal Rejimi Tasfiyesindeki Sınıflandırılması
Bu tablo, limited şirket ortaklık payının ve şirketten elde edilen değerlerin, mal rejimi tasfiyesindeki hukuki niteliğini özetlemektedir:
| Şirket Varlık Kalemi | Edinilme Zamanı/Şekli | Hukuki Niteliği (TMK) | Tasfiyeye Tabi midir? (Katılma Alacağı Kapsamında) |
| Limited Şirket Esas Payı | Evlilikten Önce/Miras/Bağış | Kişisel Mal | Hayır (Ancak kâr ve değer artışı tabi olabilir) |
| Limited Şirket Esas Payı | Evlilik Sırasında (Ortak Kazançla) | Edinilmiş Mal | Evet (Payın yarısı Katılma Alacağına Tabi) |
| Dağıtılmamış Sene Sonu Kârları | Evlilik Sırasında Elde Edilen | Edinilmiş Mal | Evet (Net değere çevrilerek) |
| Kârın Sermayeye Eklenmesi/Yatırıma Dönüştürülmesi | Evlilik Sırasında | Edinilmiş Mal | Evet (Payın değerini artırdığı ölçüde dikkate alınır) |
| Eşin Kişisel Mal Kaynağından Şirkete Yapılan Katkı | Zamanından Bağımsız | Katkı Payı Alacağı | Evet (İspat edilen katkı miktarı oranında) |
İstanbul Boşanma Avukatı ile Limited Şirket Paylaşımı
Boşanmada limited şirket paylaşımı davaları, sadece Aile Hukuku değil, aynı zamanda Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku ve Mali Hukuk prensiplerinin kesiştiği, avukatın derinlemesine mali analiz yeteneğini kullanmasını gerektiren davalardır. Potansiyel müvekkiller, haklarını eksiksiz alabilmek ve şirketin gerçek değerini yansıtan bir karara ulaşabilmek için bu alanda uzmanlaşmış bir hukuki temsilciye ihtiyaç duyarlar.
Sonuç
Boşanmada limited şirket paylaşımı, eşlerin evlilik birliği süresince yarattığı ekonomik değerin adil bir şekilde ayrıştırılmasını hedefleyen, ancak karmaşık yasal ve mali süreçleri barındıran kritik bir davadır. Başarılı bir tasfiye süreci için, limited şirket payının hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, evlilik süresince elde edilen kârların (dağıtılmış veya yatırıma dönüştürülmüş kârların) eksiksiz tespit edilmesi ve şirketin değerinin Yargıtay kriterlerine uygun olarak gerçek sürüm değeri üzerinden hesaplanması gereklidir. Hissedar olmayan eşin hakkı, şirket payının kendisine devri değil, edinilmiş mal niteliğindeki değerin yarısına tekabül eden Katılma Alacağı adı altında nakdi bir ödemedir.
Bu yüksek riskli süreçte hak kaybına uğramamak, özellikle mal kaçırma gibi hileli işlemlere karşı etkin hukuki koruma (İhtiyati Tedbir) sağlamak ve şirketin gerçek değerini tam olarak tespit etmek büyük bir uzmanlık gerektirir. Limited şirket payı paylaşımı gibi yüksek değerli davalarınız için derinlemesine bilgiye ve stratejik tecrübeye sahip bir İstanbul Boşanma Avukatı ile çalışmak, sürecin hızlı, adil ve müvekkil lehine sonuçlanmasını sağlayacaktır. Mal rejimi tasfiyesinde haklarınızın en üst düzeyde korunması ve alacağınızın güvence altına alınması için alanında yetkin bir İstanbul Boşanma Avukatı ile ilerlemek büyük önem taşır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı Ne Anlama Gelir? Eşim Şirkete Ortak Olur mu?
Hayır, eşiniz limited şirketinize doğrudan ortak olmaz. Limited şirket, ticari tüzel kişiliği nedeniyle mal paylaşımı davasına konu olsa bile, hissedar olmayan eşin talebi payın kendisine devri değil, evlilik birliği içerisinde edinilen pay değerinin yarısına tekabül eden Katılma Alacağı adı altında nakdi bir ödemedir. Bu ödeme, şirket değerlemesi yapıldıktan sonra parasal karşılığı üzerinden talep edilir.
Evlenmeden Önce Kurduğum Şirket de Boşanmada Limited Şirket Paylaşımına Tabi midir?
Şirketin payı evlenmeden önce edinilmişse, esas pay TMK m. 220 uyarınca Kişisel Mal sayılır ve kendisi paylaşılmaz. Ancak, evlilik birliği süresince bu kişisel maldan elde edilen gelirler, yani dağıtılan kârlar veya dağıtılmayıp sermayeye eklenen ya da yatırıma dönüştürülen kârlar, Edinilmiş Mal sayılır. Bu kârlar tasfiyeye konu edilir ve hissedar olmayan eşin bu değerler üzerinde Katılma Alacağı hakkı doğar. Yani, şirketin kendisi değil, evlilik birliğinde elde ettiği kârları paylaşılır.
Şirketin Değeri Nasıl Hesaplanır? Sadece Bilançoya mı Bakılır?
Hayır, sadece bilançoya bakmak yeterli değildir ve Yargıtay tarafından yetersiz kabul edilmektedir. Şirketin değeri, mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu esas alınarak, uzman bilirkişiler tarafından gerçek sürüm değeri üzerinden belirlenir. Bu hesaplama, Gelir Bazlı (İndirgenmiş Nakit Akımları), Aktif Bazlı veya Piyasa Bazlı yöntemler kullanılarak yapılır. Bu yöntemler, şirketin şerefiyesi, müşteri portföyü, yönetim kalitesi ve büyüme potansiyeli gibi soyut ancak değerli varlıklarını da hesaba katar.
Şirketin Dağıtılmamış Karları Paylaşılır mı?
Evet, paylaşılır. Evlilik birliği içerisinde elde edilen, ancak şirket tarafından ortaklara dağıtılmayarak sermayeye eklenen veya şirket aktifine yatırıma dönüştürülen kârlar, hissedar olmayan eşin hakkı olan Edinilmiş Mal olarak kabul edilir. Bu değerler, net değeri üzerinden (vergiler düşüldükten sonra) tasfiyeye dâhil edilir. Bu, Boşanmada Limited Şirket Paylaşımı davasının en önemli finansal tespitlerinden biridir.
Eşimin Şirket Payını Kaçırmasını Nasıl Engellerim?
Eşinizin muvazaalı işlemlerle mal kaçırmasını engellemenin en etkili yolu, boşanma davası ile birlikte veya mal paylaşımı davası kapsamında acilen ve stratejik olarak İhtiyati Tedbir talep etmektir. Bu karar, şirket payının üçüncü kişilere devredilmesini, rehin edilmesini veya değerini düşürecek hileli ticari işlemleri geçici olarak durdurur. Eğer devir zaten gerçekleşmişse, Eksik Katılma Alacağı Davası yoluyla üçüncü kişilere karşı hukuki mücadele başlatılabilir.
Katılma Alacağı Davası Ne Zaman Açılmalıdır?
Katılma alacağı davası, boşanma davasından ayrı olarak açılabilen bağımsız bir davadır. Genellikle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılması yaygındır. Ancak, şirketin değeri yüksekse ve eşin mal kaçırma riskleri mevcutsa, hak kaybını önlemek amacıyla boşanma davası ile birlikte veya hemen sonrasında açılması ve şirket payı üzerine derhal ihtiyati tedbir konulması şiddetle tavsiye edilir.



